ORMANLARIMIZ yanıyor, şehirler yanıyor. Konutlardan işyerlerine kadar uzanan bir afet.
50 binin üzerinde vatandaşımız güvenli bölgelere alındı. Şüpheli şahıs sadece güneş değil, rüzgar da kendisine yataklık ederken; ejderha ateşe benzin üflüyor. Belki bir kibrit çakan da vardır, fırsat bu fırsat.
Yakmakta usta olanı boldur ülkenin, o yüzden yakanlar hiç yanmamıştır!
***
Yanan candır yanan memleket, tabiatın barınağında hayat süren bütün canlılar. Her orman yangını ülkemizin ciğerlerine dökülmüş kezzap. Her orman yangını bağrımızı yakan ateş.
Yeşilin rengi değişir de zamanın rengi kırmızıdır artık.
Sanki saçları tutuşmuş da odasına kilitlenmiş çocuk çığlığıdır yanan ağaçların çıkardığı sesler. O sesler toprağın altından da gelir. Börtü böcekler kül olmuştur da hangi çiçek açacaktır önümüzdeki yaz? O hızlı kertenkeleler bir ateş çemberinin içindedir, saniyede 24 kare poz veren sincaplar kaçacak delik bulamaz.
Allah'ın yarattığı canlılar kaçsa nereye?
Yıllanmış ağaçların gözlerinden kaç damla yaş düşer metrekareye? Ters esen rüzgarın da hayatın büyüsünü bozan küresel ısınmanın da canı cehenneme deriz.
***
Bir fidanın ağaç olmasıyla yakılması arasındaki zaman, bir çocuğu büyütmekten farklı değilken, bir orman yangınını söndürmek de kolay iş değildir. Ortaya canını koyan yiğitlerin ölüme göğüs geren mücadelesi kutsal bir emek. Boğucu duman ve alev yağmurunda her saniye ölüme bilet almak demek.
***
Memleketimin kekik kokusu gittikçe azalırken, bizler insan ellerinin onurlu işler için yaratıldığına inananlardanız.
O yüzden her orman yangını vicdanlı insanların yüreklerinde kordur. Ama her orman yangını bazıları için de harika bir dekordur. Ne büyük utanç!
***
Bundan birkaç yıl önce kullandığım bir cümle. "Başkasının elindeki suyu bile gözleriyle içen adamların bol olduğu bir memlekette, dua edelim de yangın falan çıkmasın." Bu cümlede yellenen nefreti kastetmiştim. En büyük yangını!
***
Bizler kendi külünde ağlayanlarız.
Eli silah tutmayan itfaiyecileri bütün mesleklerden ayrı tutan. Beyaz güvercinlerin taşıdığı anlamı hiçbir zaman unutmayan.
Şimdi o barış güvercinleri bile yamaçlarına çekilmiş. Amaçlarına kolayca ulaşan kötü insanlara bakıp;
"bizleri de yaktıkları gün hepinizin yandığının resmidir" diyorlar. Kuş diliyle ve bembeyaz kanatlarındaki yangının isiyle.
MUTLULUK TAKVİMİ
Deniz kenarında kumları avuçla.
Parkta yaşlı insanları izle.
Salaş giyin.
Ağaç dik.
Acın düğüm düğüm
Bende yer etmiş
Senden başkasını
Sevemem artık
Sensiz nefes alamam
İyi bilirsin
Yürüdüğüm bu yoldan
Dönemem artık
Ne rica ne minnet
Ne de bir merhamet
Dilenmez yüreğim
Yenildim farz et
Sevdası kalbine
Gömülmüş birine
Gözyaşı borcun var
Ödersin elbet
Hakkı YALÇIN
Paranın karşısında yelkenleri suya indirenlerin gördüğü itibara yuh olsun!
İncinen gurur!
Ağacını görmediği meyveleri yemeyen çocukların yerini, teknolojide her türlü numarayı yiyen adamlar aldı. Dünya Trump ve Elon Musk gibi hokkabazlara kaldı.
Teknoloji oturduğu yerden insanların kanını emer, düğmeye basar füzeyi gönderir ve eğlenir. Giden canların hiçbir önemi yoktur.
İran Devleti uğradığı saldırının bedeli olarak Amerika ve İsrail'den tazminat istiyor. Bunun için uluslararası kuruluşlara seslenirken biz de diyoruz ki; "Gazze bebeklerinin bile arkasında duramayan koca İran, tazminattan önce incinen gururunun peşinde koşsaydı keşke!"