Yıllar önce gariban bir adamı yazmıştım da günlerdir aç kalan adam kolundaki sıradan saati bir tas çorbayla takas etmek için Sirkeci'de bir lokantayı tercih etmişti. Lokantadaki şeften gelen tepki; "yallah!" Meslek onurunu satan alçakların karşısında iki büklüm olanlar için böyle insanların hiçbir zaman değeri olmadı.
Nasılsa 'açlıktan kim ölmüş!'
Oturduğum mahallede yol kenarında tek kolu olmayan kadın mendil satardı, sonra kayboldu.
Onun hayata dört kolla sarılmasına duyduğum saygı kadar yaşadığı hikayeyi merak etmiştim de "beni en güzel mendillerim anlatır" demişti.
Hayata verdiği emeklerin final sahnesiydi mendil satmak. Mendili onurlu yapan da kadındı elbet.
Satılık ruhlar galerisi tıka basa dolu.
Sükseli otomobil yakışana zarafet, görgüsüzler için caka satmak adına kartvizittir. Kimileri kullandıkları otomobilde beyzbol sopası, kesici alet hatta silah bulundurur. Rahmetli sanatçı Kayahan otomobilinde yol kenarındaki çocuklara dağıtmak için 'gofret' bulundururdu. O yüzden her zaman saygıyla ve rahmetle anılmayı hak ediyor!Bir ömrün geçip giden filminde insanlığa anlam katmaktır karakter.
Utanmak denince, şair Ahmet Çuhacı'nın "Kuşla Çiçek Arası" adlı şiir kitabındaki, o muhteşem şiire gidiyor yüreğim. "Adam işkence görecekti.
İşkenceciler sordular. "Bir organını yok edeceğiz, hangisi?" "Gözlerimi.Yapılanı görmeyeyim, utanırım."
Utanma duygusunun ayakta olduğu yıllarda mahalleleri güzel yapan insanlardı. O yoksul insanların çocukları su sattı simit sattı ama kendini satmadı. Şimdi delikanlılar kadın satıyor, uyuşturucu satıyor, üç kuruşluk çıkar uğruna en yakın dostunu satıyor. Unutkan bir tarihimiz var! Oysa isimsiz mezarlarda ne yiğitler yatıyor.
MUTLULUK TAKVİMİ
Bir insanın hayatına dokun.
Dişlerine özen göster.
Hiçbir şekilde gaza gelme.
Nostaljik takıl.
Yaşarken ölmek gibi
Bitti dedin ve gittin
Nasıl dinecek dedim
Kalbimdeki bu yara
İçim içimi yerken
Işıklarım sönerken
Sen evine dönerken
Yaslandım bir duvara
Sanki arkadaş oldu
Bana sabaha kadar
Senden daha vefalı
Yaslandığım o duvar
O duvarın dibinde
Gururum dağlar kadar
Yıkılmak yok bu gece
O duvara sözüm var
Hakkı YALÇIN
Omuzlardaki melekleri düşürenler ihtimaldir ki ayağa düşer.
DERİN HİKAYE
Herkes aklını kullanırken yalanlardan başı dönenler ülkesinde doğrular kimsenin umurunda değil. Gerçekleri sorgulamak en çok delilere yakışırken, delileri sevmek bu hayatta yapılacak en akıllı iş! Deli diye hor görülen insanların hiçbirinden "şimdiki aklım olsaydı" diye bir pişmanlık ifadesi duyamazsınız. O yüzden deli diye gördüğünüz insanları aşağılamayın.
"Sigaran var mı?" diye soran bir delinin sigara külünde bile derin hikayeler vardır.