HAYATIN gittikçe pahalı hale geldiğini inkar edemem ama buna tempo tutanlara ve politik bir silah olarak kullananlara karşıyım.
Pandemiyle gelen sıkıntıların dünya ekonomilerine verdiği zarar bilinirken, Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaşın bütün dünyada petrol fiyatlarını nasıl etkilediğini görüyoruz.
Her gün ekranlarda artan fiyatları sahneye koymak elbette habercilik ama bunun gerekçelerini de belirtmek gerekiyor.
Bu haberler iktidarı yıkmak için koz olarak kullanılmıyorsa eğer!
***
Tayyip Erdoğan fiyatların böylesine artmasını ister miydi? Asla.
Peki, her şeyin sebebini Tayyip Erdoğan'a boca etmek insaflı mı?
Hayır!
İktidarla muhalefet yer değiştirse asgari ücret 10 bin lira mı olacak?
Mümkün mü?
Şimdiden emeklilerin temmuz maaşlarındaki artışı hesaplamak bir ekonomik uzmanlık değilse, toplu taşıma ücretlerine yapılan zamların gerekçeleri ortada değil mi?
Hayatın terazisi tek kefeyle işlemez!
***
Vicdansız bir sistem oluşturuldu.
Marketlere gidince vitrinlerdeki fiyatların kasada ödemeye gelince iki katına çıkarıldığını görüyoruz. Bunlar bilinçli soysuzluklar ve toplumsal kışkırtma!
Şerefsiz ticaret sadece haram kazancın değil insanlardaki tepkilerin de büyümesine yönelik işliyor.
Üreticiden 3 liraya alınan domates tezgahlarda 30 lira. Domatesin aracıları kendilerine yat almışlar.
"Domatesten yat almak" bu kadar kolaylaştıysa devlet görevlilerinin işlem hacmi azaldığı içindir.
Devleti temsil edip görevlerini yapmayanlar Tayyip Erdoğan'ı yalnız bıraktıkları içindir ki onların sorumsuzluğunun bedeli "yalnız bir adamın" üzerine birikiyor.
Savaşın bitirilmesi adına "arabuluculuk" yapabilecek kadar güçlü bir duruş gösteren Cumhurbaşkanı'nın yanındakiler de ne yazık ki muhteşem seyirciler!
***
"Bunlar da geçer" diyebilmek için zamanın şartlarını da hesaba katmalıyız.
Pandemiyi biz üretmedik!
Savaşı biz çıkarmadık!
Elbette ülkede yanlış giden bir şeyler var ama düzelmesini istemeyenler kesinlikle böyle günleri fırsat bilenlerdir.
Hayat her geçen gün daha pahalı hale gelirken kıs kıs gülenlerdir!
***
Sadece ekonomik değil her konuda işaret ettiğim bir gerçektir.
"Bu topraklar insan olana insanlığı buyurdu da sanki biri emir verdi "yakın yıkın" diye bu yurdu!"
Nasıl anlatsam
Bilmem ki nasıl
Ben doğdum doğalı
Aşkta kayıbım
Yakışmaz diyene
Yakışmaz asıl
Ağlamak ayıpsa
Benim ayıbım
Aşka düşen ağlar
Elinde değil
Vefasız bir aşkın
Ahiretinde
Doğarken öğrendim
Ben ağlamayı
Hepimiz insanız
Nihayetinde
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
Çöpleri boşaltırken ayır.
Ağaçlarda açan çiçeklerin resmini çek.
İftardan sonra küçük bir tur at.
Hayattan mezun olmak yürek ve zaman ister.
HAYVAN SEVERMİŞ!
Ellerindeki tasmalarla süs köpeklerini dolaştıranlar için sokak köpeklerinin zerre kadar değerli olmadığını evimin önündeki parkta görüyorum.
Köpeklerinin birbirleriyle oynaşmasından mutluluk duyarken, sokak köpeklerin önüne bir lokma yiyecek koyduklarını görmedim.
Neymiş; hayvan severlermiş!
Onlar kendi hayvanlarından başkasını sevmeyen süs meraklıları.
Sokak köpekleri de onlar için arada bir yerinden oynattıkları "taşlar!"