Bir "kişilik" onarımı. Şenol Güneş'te, cephanesi bitince sevgisini ortaya koyan komutan resmi vardı.
Burak Yılmaz, Umut Bulut, Engin Baytar gibi adamlardan, en yüksek seviyede verim almak herkesin harcı değildi çünkü.
O yüzden yılın adamı Şenol Güneş'tir.
İlk yarının takımını üreten adam.
Sevginin gücünü, paranın üzerine çıkaran en özel isim. Dünyanın en masrafsız transferidir sevgi. Kötü futbolun anası, kötü yönetimdir. Üç büyükler kötü y önetilmenin bedelini tarihi bir yıkılmışlıkla ödediler.
Kadrolara bakıldığında ortaya çıkan gerçek. "Aykut Kocaman ve Schuster, ilk yarının en beceriksiz iki teknik adamıdır."
Ligin ilk yarısı bitti.
Fenerbahçe'de iyi futbolun mayası bir türlü tutmadı.
Ben sizi tutmayayım Aykut Bey!
Sizin akıl hocalarınızla yemeğiniz falan vardır. Beşiktaş'ta kendini oynayanlar ve kendine oynayanlar vardı.
Schuster, yaptığı yanlışlarla, Beşiktaş'ın üzerinde ağırlık yaptı.
Galatasaray tarihi bir ilk yarı yaşadı.
Aslanın ağzına kafasını soksanız, o aslanın kimseyi ısıracak hali yoktu.
Bu takımı ayaklandıracak tek gerçek altyapı ihtilali. Alex'e parantez açmak istiyorum.
Alex'in durduğu yerde bile pozisyon çeken bir yanı vardır.
Buna "gökyüzüyle kan bağı" diyebilirsiniz.
Alex'in koşarken, alın terinde yüzmek gibi bir derinliği vardır.
Buna da "girdap" diyebilirsiniz, rakipleri içine çeken. Alex'in, futbol dünyasına mesafeli davranan filozof bir duruşu vardır. Buna "orkestra şefinin enstrümantal hali" diyebilirsiniz.
Alex'in kimseyi yıpratmayan hataları da olmuştur elbet. Buna da "insanlık hali" diyebilirsiniz. Alex'e övgü adına her şeyi diyebilirsiniz ama...
Onun adamlığını ve yeteneğini sıradan meselelerle eleştirmek adına hiçbir şey diyemezsiniz.
Çünkü bütün istatistikler ve gerçekler sizleri utandırır.
Tıpkı Aykut Kocaman ve arkasındakileri utandırdığı gibi.