Ve bu takımda ortam icabı oluşturulan zorluklarda bile taktiksel maçın gidişatını değiştirecek bireysel becerinin kimden çıkacağı belli olmaz.
Dün geceyi özel kılan adam Şener'di.
Özellikle ikinci goldeki bindirme hızına ve yaratıcılığına şapka çıkardım.
***
Bir sahanın bakımı yapılırken, bir saha maçtan önce sulanırsa.
Teknik becerisi üst düzey takımlar için böyle zeminler, rakipten daha tehlikelidir.
Dün gece bozuk zemin, Fenerbahçe'yi içine çeken bir girdap gibiydi sanki.
Orta alanda top çevirme zenginliği aksadı.
Volkan Şen ve Alper Potuk'un "bilardo inceliği" hesaba katıldığında, yaratılan pozisyonlar zemine mahsuben aperatifti.
Akhisar'ın dirençli yanını inkar etmedim. Onlar Fenerbahçe kalesi önünde daha çok görünürken.
Fenerbahçe'nin gücünü bildiğim için. "Çivi çiviyi söker" dedim.
Ama bazen de golü çivi gibi çakarsın.
Şener'in o muhteşem golüne de şapka çıkardım.
***
Mehmet Topal'ın verdiği mücadeleyi tırnak içine alıp, savunma sadakatinin klasik hale geldiğini işaret edip, Fenerbahçeli futbolcuların arasındaki duygusal bağın gücünü de belirtelim.
O yüzden bazı geceler futbol oynanır.
Bazı geceler kayıpsız kazanmanın sanatı ortaya konur.
Böyle şartlarda kazanmak iyidir.
Puan kaybetmenin ne kadar zor olduğunu gösterir.
Dişli bir rakibin ve berbat bir zeminin karşısında bile!
***
Dişli bir rakibin ve berbat zeminin karşısında bile engelleri ortadan kaldırmanın sihri de buradan geliyor.
Dün gecenin bendeki tercümesi.
"Yolun sonu görünüyor!"