Bir başkanı çekici kılan, kulübün menfaatlerine ters düşen hesaplara ve yöneticilere karşı gösterdiği reaksiyondur. Bu konudaki en özel adamdır Aziz Yıldırım. O yüzden "ben hırsız yakalamaya gelmedim" diyorsa, kulübün içinde garip bir borç sarmalı oluştuğu ve ortada tersine işleyen bir şeyler olduğu muhakkak.
Ayrıca bir adamın kızından ne isteniyor! Her taşın altından çıkan bitirim kabadayılar için tek cümle kuramayanlar, Aziz Yıldırım'ın 'Yaz'ına dil uzatıyorsa bir babanın gösterdiği reaksiyonun da arkasındayım.
Aziz Yıldırım bu ülkede en çok haksızlığa uğrayan kulüp başkanıdır. Bir düdükle şampiyonun belirlendiği yılları hatırlıyorum. Serkan Çınar'ı, Bülent Yıldırım'ı, Ümit Öztürk'ü. O zamanlar bu yapının karşısında durduk. Ama sonraki yıllarda Fenerbahçe içinde yapılanma başladı ve Aziz Yıldırım'ın uğruna hapis yattığı değerler bile talan edildi.
O kapıdan içeri girmemesi gereken adamlar yönetici oldu. Fenerbahçe'nin kendi eliyle teslim ettiği şampiyonluk sayısı da az değilken, beceriksiz yöneticilerin ve sorumsuz futbolcuların aynaya bakması gerekirdi. Onların da karşısında durduk diye suçlu sayıldık!
Fenerbahçe'nin bu sezon her şeyin değişeceği bir döneme girdiğini düşünüyorum. Başka şansı olmayan futbolculara verilecek mesaj belli. "90 dakikayı ciğerlerine çek, küreğini kendin çek. Gerginliğin çerçevesinden çık! O zaman kendini futbol olarak da keşfedeceksin ruh olarak da!" Böyle bir reaksiyon da o formanın anlamını hissedene yakışır zaten!