Ödül!

Eklenme Tarihi 26 Haziran 2025

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

Sanki bir savaş değil de garip bir bilgisayar oyununun içinden çıktık.
Şehirler bombalandı, bilim insanları öldürüldü. Bir yandan bombalayacakları yerleri haber verdiler bir yandan neler dediler neler. "Öyle bir bomba kullanacağız ki dünya şok olacak!" Şokunu çıkardılar savaşın, sözde barışı getirdiler. Barışın yüzü beş karış! Bizler de tenis maçı izleyen harika seyirciler.

***

Her ülke kendi halkına yalan söylerken savaşı barış kazanmadı.
Silah tüccarları, petrol üreticileri, uzay istasyonları kazandı. Kim kaybetti?
Toprakların evlatları. Geleceklerine silahla füzeyle ipotek konulacak olan toplumlar.
Gerçek olan İsrail'in insanlık utancını sürdürmesiydi. Gazze'de her gün İran-İsrail savaşından daha çok insan öldürüldü. Kimse oradaki vahşete bakmadı. İran'la it dalaşındaki İsrail botanik bahçesinde dolaşıyor farz edildi. Gazze'de inşaatları süren İsrail'in bebekleri katletmesine itiraz edeni bu dünyada zor buluruz!

***

Hindistan'dan korkan Pakistan, dünyanın yeni kabadayısına yalamalık yaptı. "Trump Nobel Barış Ödülü'ne layık gösterilmeli." Indira Gandi gibi gerçek bir barış adamının 4 kez aday gösterilip alamadığı ödülü, bebek katilleri için Amerika'dan uçak gemisi kaldıran, Gazze bebeklerinden bile korkan Trump'a versinler. Versinler ki bu kadar ayağa düşen ödülü bir daha kimse kabul etmesin. Barışın da kelime anlamını değiştirsinler ödülün de!

***

Giden canların değil atılan füzelerin günlük maliyetlerinin hesaplandığı "ne idüğü belirsiz savaşta" harcanan para yoksul ülkelerin gelişimine harcansaydı, bugün beyaz bir dünyaya uyanabilirdik.
Ama silah endüstrisinin getirisiyle beslenenlerin hamburger ihtiyacı çok önemli. Aç kalınca şapkasının sinirleri bile oynuyor beyimizin!

***

Afrika'da bir damla suya muhtaç olan çocuklar toprak yiyor. "Onlara bisiklet alınsın" demiyoruz da hiç olmazsa su kuyuları açılsın! Hiç olmazsa doyabilsinler. Afrika'da her 20 saniyede bir çocuk ölürken onlar ne kadar sefil kalırsa silah tüccarlarının başı göğe eriyor.
Afrikalı çocuklar birkaç hayırsever insanın açtığı kuyulardan su çekiyor da savaş ekonomisini canlı tutanlar için Afrika denince paralar suyunu çekiyorsa, orada insanlığın kanı çekilmiş demektir. Afrika kıtasının simgelerinden olan "Baobab" ağaçları bile aniden ölmeye başladılar. Yaşları bin civarındaydı üstelik meyveleri ölümsüzlük iksiri içeriyordu. Herhalde o ağaçların tohumlarını Elon Musk denen şeytan aldı götürdü!

***

Gördük ki her şey güçlünün elinde.
İsrail, İran'la yalan bir barış yapabilir ama Gazze'de kalan son bebekleri bile katletme hakkına sahip. Yalan barışa alkış tutanların bu konuda gözleri kapalı.
Madem öyle bu kansızlığın Nobel Ödülü için de Netanyahu'yu aday göstersinler, bir ödül de o alsın.
Bizim sözümüz belli; "bebekleri bile katledenlerin boynu altında kalsın!"

MUTLULUK TAKVİMİ
Sanal kumara yem olma.
Başladığın işi yarım bırakma.

Soramam
Bu deli yangın hala
Neden gönlümde tüter

Soramam
Kendime tanıdığım
Mühlet ne zaman biter

Aşk bir kere küstü mü
Söyle dönmez mi geri
Yüreğim avaz avaz
Üşüyorum ört üstümü
Her kadın sevdiğine
Anne olmalı biraz
Hakkı YALÇIN

Bu dünyanın başını gerçek barışla döndürecek insanlara ihtiyacı var!

Ne Avrupa'ymış!
Yer yerinden oynarken, Avrupalı liderlerin dilinden düşmeyen demokrasi yerlerde süründü. Mesele çıkar meselesi olduğunda içi kanla dolu sürahiden içenler, "bu değirmene kan nereden geliyor?" diye sormadı. Böyle bir güç gösterisine izin verenler yakılan ormanın herkesi yakacağını öğrenemediyse bir gün öğrenirler. O yılların Avrupası'na meselenin başında Hitler bile sempatik görünmüştü. Hatırlatırım.