Bazen genç bir futbolcu tribünleri birleştirir, Norveç'ten geldiği varsayılan "Ali Koç istifa" seslerinin yolunu keser.
Sahanın ortasından 6 maçtır hızlandırılmış sarı lacivert bir tren geçerken Arda Güler adlı bu genç futbolcu Fenerbahçe için sezonun simgesidir, gerçek taraftarın gözdesidir.
O yüzden Fenerbahçe'nin Konyaspor karşısında yenik kapadığı ilk yarının sonunda tribünlerden yükselen "Arda Güler" sesleri maçın kazanılmasındaki en büyük etkendir.
Çünkü o haykırışların ikinci yüzünde, İsmail Kartal'a "sahanın ortasındaki ağır abilerden kurtul" mesajı vardır.
***
Gecenin yıldızı olarak Kim Min-Jae'yi tırnak içine alır yanına da Crespo'yu ilave ederim.
İrfan Can Kahveci'nin beraberlik golü öncesindeki frikik dışında görünmediğini işaret ederken, asıl felaketin Mesut Özil olduğunu inkar edemem.
İyi bir Mesut Özil, dünyanın her takımında oynar ama Fenerbahçe'de izlediğimiz Mesut Özil hiçbir takımda oynayamaz.
Oynaması için baskı yapıldığı muhakkak ama lig ikinciliği gibi bir hedefe yol almış Fenerbahçe, Mesut Özil uğruna hayallerine sekte vurabilir.
***
Trabzonspor, Rize'de 3 penaltıyla mağlup oldu. Maçtan sonra Abdullah Avcı'nın konuşmalarına baktım. Gözleriyle dili aynı şeyleri konuştu. Kalbini gözlerine koymuş bir adamın güzelliğiyle baktı kameraya.
Rakibini tebrik etti, hakemden hiç söz etmedi.
Hakemlere sızlanmak futbolun yan kuruluşu olabilir ama asalet bir yaşam biçimidir.
Bizler insanların asaletini rivayet saymadık. O yüzden Abdullah Avcı gibilerini saydık, "bir, iki, üç!" Arkası pek yok gibi.