ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ardından da Hazine ve Maliye Bakanlığı yapan Berat Albayrak'ın Turkuvaz Yayınları'ndan çıkan "Burası Çok Önemli" adlı kitabına takıldım.
Kitabı okurken küresel dünyanın içinde yerinizi ararken, aralara serpiştirilmiş biyografik enstantanelerde resim sergisinde hissediyorsunuz kendinizi.
***
Mesele dava olduğunda, babasının fikri mücadelesine duyulan saygının tüm izlerini yansıtan ve uğradığı haksızlıkları anlatırken bile siyahla beyazı ayıran ifadelerin adil kitabı.
Mesele enerji, yeraltı zenginlikleri ve hidrokarbon olduğunda bilgilendirici, insanları geleceğe yönlendirici bir başucu kitabı.
Mesele maliye, banka ve işsizlik olduğunda her türlü dökümün ustaca yapıldığı bir ders kitabı.
Mesele duygu olduğunda, vefat eden dayılarının ve teyzesinin, öksüz ve yetim çocuklarıyla dayanışma içinde hızla olgunlaşan Berat Albayrak'ın hüzünlü çocukluğunun kitabı.
Berat Albayrak kitabın önsözünde her şeyi harika özetlemiş zaten.
"Davam, babama Ruhum, anneme Kalbim, eşime Umudum, evlatlarıma"
***
Kitabın "tarihe not düşmek gibi" bir misyonu da var.
"Hiçbir saldırıya, iddiaya, iftiraya cevap vermek için değil; siyasi bir polemiğe, tartışmaya kapı aralamak için değil; yüklendiğimiz yükün, talip olduğumuz idealin, hayata geçirdiklerimizin ne olduğunu merak edenlerle paylaşmak, bu dönüşümün ve yeni dönemin takipçisi olacak gençlerimize yapılanları birinci elden anlatmak için."
***
Kitabı okurken aynı mahalde buluştuğumuzu gördüm, panzerlerin ezdiği çiçekleri, düşünceye vurulan kelepçeleri bildiğim için "Burası Çok Önemli" satırlar.
"12 Eylül darbesi sonrası babam bir yıl hapiste kaldı. Hiç unutmam; ayrılık acısı kadar "Neden" sorusu da meşgul etmişti zihnimi! Birinin canına kastetmiş olamaz, hırsızlık yapamazdı. Fakat zaman içinde öğrendim ki, mahkeme koridorları sadece suçluların değil, hak ve adalet arayanların, inandığı dava uğruna mücadele edenlerin de olduğu bir yerdi." O yıllar ajans haberleri dinlenirdi lambalı radyolarda. Hüzünlü bakışların buğusu camlarda kalırdı.
Ne kadar hızlı olgunlaşsa da çocukluğun izleri derin olur.
Yargılamalardan dolayı ekonomik olarak zorlanan babanın, arşivlerde çalıştığı yıllarda, sahaflardan izini sürerek satın aldığı ve gözü gibi baktığı elyazması kitaplarını satmak zorunda kalması, evladı için hala yürek yangını.
***
Kitabın kapağında; hayalindeki hedefi yansıtan "Enerjiden Ekonomiye Tam Bağımsız Türkiye" sloganı Berat Albayrak'ın ülkesine sevdası kadar enerji konusundaki araştırmacılığının da kanıtı.
Yeraltı damarlarından kara elmas akarken, Berat Albayrak kömürün geleceğine gözü gibi bakıyor. "Kömür ile ilgili stratejilerin çok hızlı bir şekilde gözden geçirilerek, bu kaynakların bir daha kullanılmayacak şekilde yer altında kalmasının önüne geçilmesi gerekiyor" cümlesi, "Burası Çok Önemli" denilen gerçeklerden biri.
***
Geleceği görmek için geçmişi bilmenin önemini ortaya koyan Sadık Albayrak gibi bir babanın oğlundan maziye sadakat kaçınılmaz. Konu otomobil olsa bile.
Üstelik o otomobil, ortaokul ve lise öğrencilerine matematik dersi verilerek biriktirilen parayla alınmışsa.
İkinci el aldığı 1996 model Fiat Uno arabasını satıp VW Polo alan, onu da 2001 yılında ABD'ye giderken satıp kendine sermaye eden bir delikanlının, 'ilk göz ağrım' dediği 1996 model Fiat Uno'sunun izini sürüp 2021 yılında arabasına yeniden kavuşması çok ilginç geldi bana.
Zorlu çocukluktan gelenler sinemada izledikleri ilk filmi bile unutmazlar.
***
Berat Albayrak bu kitapta bilgi ve birikimine anlam katarken, yazı dilindeki samimiyet ve içtenlik, hala cami avlusunda misket oynayan içindeki çocuğun elini bırakmadığının resmidir.
Benim için de "Burası Çok Önemli."