Eski postacıları merak ederim.
Kendilerine sakladıkları mektuplar var mıdır?
Hala adresine postalanmayı bekleyen.
Gözleri görmeyen insanları merak ederim.
Bizim görmediğimiz neleri görüyorlar diye.
Askerlik şubelerindeki bazı albayları merak ederim.
Şubeye gelen gençlere hakaret etmekle, o gece rahat uyumak arasında, nereye sıkıştıklarını düşünürüm.
Bir deliyi merak ederim.
Ondaki dahiliğin sınırlarını, onu deli eden dünya gerçeklerini.
İşçisinin maaşını ödemeyen ama her gece ziyafet sofralarında tıka basa yiyen patronları merak ederim.
Zıkkımın kökünü nasıl yiyorlar diye.
Ters çevrilip bırakılmış kaplumbağaları merak ederim.
Yan gelip yatarken bile, başkasının eline bakmanın gururuna dokunup dokunmayacağını.
Kanser hastalarını merak ederim.
O hastalığı yenme duygusuyla, ya yenilirsem duygusu arasındaki hüzünlü gezintiyi.
Kasapları merak ederim.
Bıçağı bir canlı varlığa değdirmenin, insan varlığında nasıl yara açtığını.
Ölümü merak ederim.
Gerçekten hayatımız bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçiyor mu?
Bizim istediğimiz sahneler mi başrolde, zamanın istediği kareler mi?
Etliye, sütlüye karışmadan, "Bana ne canım, ben mi kurtaracağım memleketi" diyenleri merak ederim en çok.
Sahi ya, susarak nasıl yaşar insan?
* * *
Nasıl da yakışıyorduk
Şimdi kim tutuyor elini
Merak etmek özlemekten
Daha çok vuruyor beni
Gittiği yere kadar
Gitti bizim aşkımız
Bir rüzgara kapıldı
Bitti bizim aşkımız
Bir küçük neden yetti
İkimizi kül etti
Sessiz harflerle bitti
Bitti bizim aşkımız
Hakkı YALÇIN
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
15 Kasım 2011
Hastanedeki yakının için dua et.
Sinemaya git.
Çocuklara renkli çorap al.* * *
Bu ülkede vicdanların terazisi bile hileli artık.
* * *
Basın şehitleri
Gazeteciliğin çilesini muhabirler çekiyor, kameramanlar. Van'da enkaz altında kalan DHA muhabiri Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir gibi.
Ailelerinin tabuta bakan görüntülerini izlerken, insanın içi sızlıyor.
Hayatını mesleğe sebil eden insanları görünce, bu mesleğin ne kadar kutsal olduğunu anlıyorsunuz.
Kalemini, ruhunu satanları görünce, bu mesleği ayakta tutanların, yine o aslan gibi insanlar olduğunu da anlıyorsunuz.
Allah rahmet eylesin.
* * *
Zeka kafanın içindeki altın madenidir.