İstanbul hatırası yazılı siyah bir örtünün önündeki fotoğraf makinesinin önünde poz verirdik. Bir aşk çıkardı örtünün altından. İçinden kuş çıkardı sanki. Kuş bizim pozumuzu alıp yola çıkardı da, birkaç gün sonra o fotoğrafın içinden biz çıkardık.
Sonra teknoloji denen bir gerçek çıktı ve insanların içindekiler dışarı çıktı. Görüyoruz ki, şimdiki zamanın iltihabı nefret. Toplumun kanına karışan bu nefret, neşterle yazılıyor artık.
Terörün hain saldırısından sonra sanal alemde yazılanlara baktım. Ölenlere "ohh" çekenlere. Bir futbolcunun babası da kurbanlardan biri. "Keşke sen ölseydin" diyen alçaklar var. Ölenlerin yasını tutmaktan bile aciz olanların, kanı bozuk söylemlerine arka çıkanlar bile var ya. Onlar ertesi namuslu insanların gözlerindeki ölüm ilanlarına baksınlar. Kendilerini göreceklerine şüphem yok! Ve bilinmelidir ki... Katillere arka çıkanların katillerden hiçbir farkı yok!
Başörtülü bir kız da ölenler arasında. "En çok buna sevindim" diyen aşağılık insanların yazdıklarından utanmaları ne mümkün. Sokaklardaki başıboş köpeklerin gözlerinde gördüğüm derinliği, böyle insanlarda görememek ne acı. Böylesine bir kahpeliği lanetlememek ne mümkün!
İçinde yeşersin diye, sevgisizlik tohumlarını yutanlar o kadar çok ki artık. İnsanlığını unutanlar. O yüzden birbirini çağıran arkadaş ıslıkları bitti artık. Sanal alemde gittikçe çoğalan yılan ıslıklarına karşı.
Ben sevginin anayurdunda yaşadığımı hiç unutmadan. Şimdiki çocuklar yaşasın diye hayatının baharında ölen gençleri sevdim. Çocuklarımızı katleden soysuzlara bile arka çıkan sanal alemin zibidilerini değil.
Çünkü vicdanın terazisinde bir kıl bile ağırdır. Ölen insanların yasını bile tutmayı beceremeyenler ülkesinde vicdanlar sızlamıyorsa. Bizler mektupları yanlış adreslere gönderiyoruz demektir. Çünkü vicdanı olmayanlar sağırdır.
O yüzdendir ki. Şimdiki zaman kahpelerine inat. Geride bıraktıklarımızı hiç terk etmemeyi sevdim.
Dram!
Anne ve baba 2.5 ay sonra doğacak bebekleri için alışverişe çıkmışlardı.
Bomba patlayınca polis baba hamile eşinin üzerine kapansa da, doğmamış bebek bile öldü.
Baba hafif anne ağır yaralı.
Çocukluk arkadaşları aynı kadere yolcu edildi.
Annesi ona hamileyken ölen babasını tanımadan büyüyen 16 yaşındaki genç kız da teröre kurban gitti.
Hikayeler yürek yakıcı.
Ve hala kansızlığa meşale yakanlar var!
Mutluluk Takvimi
Çay ve simitle kahvaltı yap.
Tiyatroya git, berbat esprilerin sinema filmlerine değil.
Nazik ol.
Bu aşkı bitiren bir hata
Söyle başka neyin nesi
Sen inatçı bir gururun
Değişmez efendisi
Gidenlerin duyması zor
Bir kalbe damlayan sesi
Mevsimleri değiştirmek
Ayrılığın bahanesi
Şimdi dudaklarım
Kurak ve ayaz
Şimdi korkularım
Ölüm kadar beyaz
Aşk yarası kolay
İyileşmiyor
Senden sonra bu yürek
Bir daha iflah olmaz
Hakkı YALÇIN