Giden ömürden gidiyor ama ben hep kalanlara bakıyorum inadına.
1980 öncesinde kalanlara.
O zamanlar pencereler birbirine kardeş bakardı.
Delikanlılar göz kulak olurdu mahalleye.
Kendimizi yakarken, başkalarını yakmamayı küçük yaşta öğrenmiştik.
Zenginler o zaman da ayrıcalıklıydı.
Gecekondu çocuklarıydık, yan mahalledeki apartmanların zillerini çalıp kaçardık.
Bizim kapılarımız yumruklanırdı.
Anarşi dedikleri buydu.
Zenginler acıkınca yoksulu yer.
Yoksul zil çalınca dayağı yer.
Sol anahtarı o zamanlar yemişti hain damgasını.
Ama bir duruşu vardı solcuların.
Hiçbir güç kirletemezdi düşlerini.
Ankara'nın adamları bile başkaydı o zamanlar, İstanbul'un insanları gibi.
Adalet böylesine adam kayırmazdı.
Allah'a tapardı insanlar, paraya değil.
Kurulmuş tezgahları yıkmak için mücadele eden bütün insanları, 1980 sonrasında katlettiler.
Televizyonlar kendilerine yakışan kadınlar üretti, erkek dilberler.
Toplum, kendini akıntıya bıraktı, batan geminin mallarının derdine düşüp.
Popüler yavşaklık en geçer akçe oldu. Şimdi herkes kendisine şöhretli bir son arıyor.
Onurlu bir başlangıç yapmak yerine.
O yüzden, hep maziye takılıyorum.
Geleceğe sapmak yerine.
* * *
Açık hesap!
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Senatosu Başkanı Nail Güreli, Wikileaks kaynaklı haberler için, ABD Ankara Büyükelçiliği'ne sesleniyor. "Bilgi aldığın gazetecileri açıkla!"
Amerika satın aldıklarını satmak için, uygun anı bekler. Ayrıca açıklasa ne olur ki.
Bizim yürekli gazeteciliğimiz geri mi gelir?
Yıllardır gazeteciliği tüccarlığa dönüştüren, tetikçi gazeteciliği hayata sokan yayın yönetmenlerine ne yapıldı?
Alenen Pentagon beslemesi olanlar kendilerini teşhir ederken, niye onlara sormadılar? "Siz hangi ülkenin bültenisiniz?" diye. Şarap mahzenlerinden ülkeyi yöneten ve bu mesleği "nihayet" bu hallere düşüren züppelere, bu ülkenin yetkili senatoları, gazeteci birlikleri ne yapabildi?
Bu meslek, son 20 yılın yayın yönetmenlerini sorgulamadan...
Ve onlara "Sen bu milyon dolarları nasıl kazandın açıkla?" diye soramadan.
Ne kendi özgürlüğüne kavuşur, ne eski temizliğine.
* * *
Tanrı özgürlüğü insanlar da tutsaklığı yaratmıştır.
* * *
Kim başkalarını yenmek istiyorsa. Önce kendini yenmeli.
* * *
5 Aralık 2010
Mutluluk takvimi
Eski resimlerle kendini kıyasla.
Çöpü sana söylenmeden boşalt.
Dinlemeyi bil. * * *
Ne kadar kapansa da
Kanar bazı yaralar
Beni anlamasan da
Şarkılar halden anlar
Keman dertli ben dertli
Sanki ağıt dinlerim
Yaylı tambur telinde
İnim inim inlerim
Seni bu kadar sevmesem
Bu kadar özlemezdim
Şarkılar da olmasa
Kendime gelemezdim
Hakkı YALÇIN