CANLI YAYIN

Mandal!

Eklenme Tarihi 25 Nisan 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

BİR sohbette yanıma gelen bir adam yazılarımı okuduğunu belirttikten sonra, "siz kimleri okuyor kimleri izliyorsunuz?" diye sordu.
"Başkalarının yazdıklarıyla hiçbir gönül bağım yok" dedim, "hele ekranlarda konuşanları gördüğüm zaman televizyonu camdan aşağı atmak istiyorum." "Niye yapmıyorsunuz?" "Helal parayla satın alınmış bir televizyon, üç paralık adamlarda değerlidir.
O yüzden onları izlememeyi tercih ediyorum!"

***

Adamın üzerinde siyah takım elbise vardı, benden birkaç yaş küçük gibiydi.
"Yazılarınızda pek siyaset yok" dedi.
"Siyasetten ne kastettiğinize bağlı." "Günlük meseleler, atışmalar çatışmalar" dedikten sonra farklı bir yola saptı.
"Malzeme mi bulamıyorsunuz yoksa?" Bakışlarımı gözlerinin içine mıhladım;
"hayır" dedim "malzeme olmak istemiyorum!"

***

Pastırma yemiş de siniri dişlerinin arasında kalmış, ceketinin cebinde kürdan aradı bulamadı, kullandığım cümlelerin peşine takıldı.
"Yazdığınız konuları nasıl buluyorsunuz?" "Hayattan" dedim ve siyah beyaz bir fotoğraf sergisine taşıdım onu.
"Yıkanmış çamaşırları iplere tutturan ahşap mandalları bilir misiniz?" "Elbette bilirim" diye karşılık verdi.
"Ben o çamaşırları elle yıkayıp iplere asan ve bir mandalın bile değerini bilen kadınların yanındayım" dedim, "kirli çamaşırlarını sosyal medyada sergileyen pespayelerin değil." "Bunun siyasetle ne ilgisi var?" "Ahşap mandalların ve temiz çamaşırların peşindeysem sizin için ne sakıncası var?" Sonra da işaret parmağımın ucuyla daireler çizip yolu gösterdim; "siyasete bu kadar meraklıysanız gönlünüze uygun yazarları ve yorumcuları her yerde bulabilirsiniz!"

***

"Siz de bu kıvrak kaleminizle siyaset yazsaydınız parayı bulurdunuz!" diye garip bir cümle kurdu.
"Ben para aramıyorum" diye karşılık verdim. Parayı bulan yeni moda gazeteciliğin ve "kimin ne mal olduğunun" bilinmesi adına bir öneride bulundum.
"Köşe yazarlarının 5 yılda bir mal beyanı olur. Eğer bu mesleğin popülerlik ve zenginlik kısmına bu kadar takılıyorsanız, köşe yazarlarının ve ekranlardaki yorumcuların mal beyanlarını kamuya açık yapmaları için mücadele edin." Adamın dili ağzının içine kilitlendi, ardından da elinde kalan birkaç kelimeyle kirli bir hücuma geçti.

***

"Gazetecilikte yeteri kadar popüler olamadığınız için mi onlara hırslanıyorsunuz?" Gülümsedim "hayır!" dedim, "satılık ruhlar galerisine asılan kirli fotoğraflara ve onları metal mandalla tutturanlara karşıyım!" Adam dişinin arasına sıkışan pastırmanın siniriyle uğraşırken ben devam ettim. "İplere asılan temiz çamaşırların ve ahşap mandalların değerini herkes anlayamaz!" Sözlerim hoşuna gitmedi. Giderken ardından seslendim, "beyefendi sanırım sizden düştü bu metal mandal!"

MUTLULUK TAKVİMİ
Konserve açacağın olsun.
Bugün mavi ol.
Bir insanın hayatına dokun.
Martıları izle.

İstanbul sokakları
Artık seni tanıyor
O derin hatıralar
Sevgimden utanıyor

Kalabalık içinde
Yaşarsın yalnızlığı
Öptüğüm dudakların
Kalmamış kutsallığı

Artık çok değişmişsin
Kirlenmiş sabahların
Her gece yankılanır
Ucuz kahkahaların
Hakkı YALÇIN

Bonzai'nin yoksul semtlerdeki saltanatı tüm ihtişamıyla sürüyor.

Hatırla Sevgili
Nisan ayında hayat renklenirdi bende,
düşler kurardım kalmadı.
İnsanların bu kadar kötü olabileceğine
hiç ihtimal vermemiştim.
Şimdi hatıralar tarlasında dolaşırken,
geçmişteki o yiğit insanların haysiyete
ve gerçek aşklara değer verdiği resimler
geçiyor gözlerimin önünden.
"Hatırla Sevgili" şarkısını
dilime dolayıp sadece geçmişe yürüyorum.
Geleceğin; geleceği yok çünkü!