Taranmış saçlarıyla gittikleri kapılardan eli boş dönmeyen çocukları bekliyoruz.
Kendilerini bir yerlerde unutanların, bir kartpostalla da olsa büyüklerini hatırlamalarını bekliyoruz.
İnsanların hiç olmazsa bayramda, paranın değil vicdanın hesabını yapmalarını.
Yetim evlerine taşınan etleri.
Dolar üzerinden ahlaksızlığa kur yapılmayan eski zamanlardaki merhametleri bekliyoruz.
***
Teknolojinin cazibesine kapılıp istediğini kapısına getiren sistemde, bir çift iskarpinin ne kadar değerli olduğunun anlaşılmasını bekliyoruz.
Tatil yerlerinin değil mahallelerin karnavala dönmesini, dargın çiçeklerin açmasını.
Gökteki yıldızların çocukları alnından öpmesini, huzurevlerinin ziyaretçilerle dolmasını.
Eski dostlukların ve kardeşliklerin yeniden var olmasını bekliyoruz.
***
Bugün bayram.Sadece gömlekleri değil düşleri de ütülenmiş delikanlı sabahları bekliyoruz.
Siyah beyaz filmlerin afişlerine sığan o masum sevinçleri.
Eski model otomobillerine şükredenlerin kanaat önderliğini.
İnsanların birbirine kuyu kazmadığı tertemiz
bakışmaları.
Hayal bile olsa süslenmiş faytonları, lunaparklardaki sihirli aynaları bekliyoruz.
***
Üzeri dantelle örtülmüş ve içinden saygıya daveti seslendiren spikerlerin çıktığı ahşap kaplı radyoları bekliyoruz.
Güllü basma entarili minicik kızların elindeki rengarenk balonları.
Uykusu kaçmasın diye gerçeklerden kaçanların ortaya çıkmasını.
Bizi ayakta tutan değerlerin çürüğe çıkartılmadığı zamanları, pencerelerin komşuluğa açılmasını.
Asaleti, adaleti, çocukların büyüklerden korkmadığı kadınlara şiddetin olmadığı yıllardaki zarafeti bekliyoruz.
***
Bugün bayram.
Ağzı bozuk söylemlerin itibar görmesiyle, siyah beyaz bayramlık fotoğrafların kalbinin durması arasında bir yakınlık olsa, biz yine insanlığın bütün hallerini bekliyoruz.
Yüreklerde açan kandilleri, çeyiz sandıklarının içindeki temiz hayalleri.
Ve kağıt mendillerin savurganlığına inat, bir dantel inceliğinde çocukların ellerine sıkıştırılan içi lokumlu mendillerin sahiplerini bekliyoruz!
Mutluluk Takvimi
Çocuklara harçlık ver.
Büyüklerinin yanında ol.
Şekerli gıdalara dikkat et.
Cam kenarında kahve iç.
Bugün mavi ol.
Yaşarken ölmek gibi
Bitti dedin ve gittin
Nasıl dinecek dedim
Kalbimdeki bu yara
İçim içimi yerken
Işıklarım sönerken
Sen evine dönerken
Yaslandım bir duvara
Sanki arkadaş oldu
Bana sabaha kadar
Senden daha vefalı
Yaslandığım o duvar
O duvarın dibinde
Gururum dağlar kadar
Yıkılmak yok bu gece
O duvara sözüm var
Hakkı YALÇIN
Hiç olmazsa bayramlarda insanlığını ve vicdanını sınasın büyükler
Yaşlı bayram!
Acımasız hayat insanlarda bayram sevinci bırakır mı, onu en iyi yaşlı insanlar bilir.
İçlerinde "hayat bizi nasılsa böyle kabul ediyor" diyenler de vardır, "bu hayatın çekilecek yanı kalmadı" diyenler de.
Bu yaşa gelebilmek için ne çok şey kaybettiklerini onlardan iyi kimse bilemez.
Sesi çıkmaz bazılarının, konuşmayı yeniden sökene kadar içindekileri
dökmeyi başka bir hayata bırakmışlardır belki.
Onların gözlerindeki alfabeyi sökebilmek için o insanları her zaman sevip saymış olmak gerekir. Onları okuyabilmek için evlatlarının torunlarının hakkını yiyen sistemin canına okumak gerekir.
O yüzden her ne kadar cam kenarında otursalar da onların gözleri hep arkada!
Bayramda bile!