Bir devlet adamı.
Bir hukuk adamı.
Bir barış adamı.
Meydan okuma gücünü esirgemeyen bir lider konuştu. "Dostluğumuz ne kadar kıymetliyse, düşmanlığımız o kadar şiddetlidir."
Türkiye'nin, üzerine oynanan bir oyun var. Siyasette renklerin aniden değişmesinin...
İnsani yardım gemilerine saldırıyla, İskenderun'da askerlerimizin şehit edilmesi arasındaki alçaklık köprüsünün...
Ve İsrail hükümetinin insanlık dışı duruşunun...
Bizleri tahrik etmekten öte bir hesabı var.
İsrail, ülkemizdeki terörün sponsoru olduğuna göre... İsrail, Amerika'nın da maşası olduğuna göre.
İsrail'in Türkiye üzerinden ateşi yakıp, Amerika'nın İran'a saldırması için gerekli ortamı hazırlamasından doğal ne olabilir.
Savaş kırıntılarını, buralara karıncalar taşımadı ya...
Her şey hesaplı kitaplı yapılmış olamaz mı?
"Gönderin uçakları, İsrail'i bombalayın" diye düşünenler var.
Ama ortada sinsi oyun da var.
O yüzden Başbakan'ın lider duruşu, çok şeyin açıklamasıdır.
Yapılan soysuzluğun yüzüne , tükürüp, evlerimize çekilmeyeceğiz, merak etmeyin.
Çünkü, dünya hukuku da var.
Kanlarına karışan zehirin etkisiyle, masum insanları kolayca öldürenlere bakınca... İsrail Devleti'nin kana susamış halini göstermek için kanıta gerek kalmadı.
Bu cinayet devletine "Yuhh!" çekeceğiz de, sinemize çekmeyeceğiz bu kalleşliği.
Önce şu kumpası çözelim!
* * *
SATILIK RUHLAR GALERİSİ
Medyadaki sütü bozukları görmek istiyorsanız, dünkü bazı gazete başlıklarına bakın!
İtalyan gazeteleri bile onlardan daha insani ve daha duyarlı.
Haklı olduğumuz bir konuda, İsrail'in saflarında duran ve Tayyip Erdoğan'a duydukları nefreti, bu meselenin "öznesi" yapan satılmış adamlar, kendilerini yine ele verdiler.
Onlar para uğruna, lobi uğruna ruhlarını bile sattılar.
Memleketi mi satmayacaklar!