Savunması her dokunuşta dağılan güller gibi duran ve sezon başından beri 14 puan kaybeden bir takımın biyopsisini yapmaya gerek yoktur. En büyük delil de Valbuena takıntısını rozet yapan Aykut Kocaman'dır.
Ve tahtına tırmanan acı gerçekler yarın daha ağır bedeller de ödetir.
Özelikle de hem korkak, hem inatçı olanlara!
***
Ligin tepesinde bir kof dağı duruyormuş.
Şişirilen balon iki haftada 5 puan kaybın sebebi oldu.
Trabzonspor futbol olarak Galatasaray'ı ezdi ve geçti.
İşin en utanç verici yanı Cenk Ergün adlı yöneticinin hakemin takdir haklarından yana dert yanmasıydı.
Sadece üç büyüklerin her hakka sahip olduğu bir ülkede biraz da vicdan haklarından söz etsin bu beyler!
Yazık ki adalet çeşmelerinin kökünü kurutanların gözyaşı muslukları her daim açık!
***
Korkaklıktan sabıkalı Tudor'un Trabzon maçından sonraki sızlanmasına baktım.
Trabzonspor uzun toplarla oynamış da, kendilerine futbol oynama izni vermemiş!
Lider bir takımın başındaki adam, galip gelmenin izin kağıdını istiyorsa.
O ülkede her şey zavallı bir bültendir! Ve o bülten her rüzgarda savrulup duracaktır.
***
Sahalardaki bitirim futbolculara gelince.
Onlara adamlığı sormayın, okunacak kitapları da sormayın.
Televizyon dizilerindeki ucuz kadın portföylerini sorun, lüks otomobil fiyatlarını.
Onlara ana avrat küfür etmeyi sorun, insanlıktan uzak durmanın getirdiği itibarı!
Bu sorulara cevap verecek yüzleri varsa eğer!