Kocaman'ın Alex olmadan nasıl varolurum diye düşünürken, yok olmanın planlarını yaptığını görmek için, fazla ileri gitmeye gerek kalmadı. İk yarıda sahada tutunamayan sarı lacivertliler korosu.
Spartak'ın, geçen maçtan kalan sinsi süzülmelerine seyirci kalmak, maçın başındaki zamansız enfarktüs!
Ve dakikalar ilerledikçe artan kuşkular.
Spartak mücadeleci bir takım ama geceyi şekillendiren, Fenerbahçeli futbolcuların kimliksiz duruşları.
Savunma çakılı ve ürkek.
Görünürde çift forvet ama gerçekte hiç forvet yok gibi.
Orta alan hayalet şehir, özellikle Selçuk Şahin sahadaki hatalı pas uzmanı! İlk yarıda bir kere olsun kaleye gidemeyen takıma karşılık, ikinci yarıda sadece hücumu düşünen bir takım var sahada.
Kaçan goller, direkten dönen şutlar ve rakip alana çöreklenen bir Fenerbahçe. Ama rakibi güçlendiren yanlışlar da, Fenerbahçe forvetinde hakimdi. İlk yarıda işi bitirmesi gereken bir takımın, son dakikalardan medet umması, sonucu kaçınılmaz kıldı. Arkasından o kadar konuşup, sıkışınca Alex'e mecbur kalmak, Kocaman'ın klasik politikasının iflas etmesinin resmiydi.
Alex üzerinden devrim yapılmaz!
Yapılırsa adı "harakiri" olur.
Selçuk'un forma giydiği bir takımda Alex'in kartpostalı oynar!
Ama teknik adamın kompleksli olmadığı bir takımda!
Ve bunun için 60 dakika beklemeye gerek yoktur. Sonuç olarak...
Aykut Kocaman, final maçlarının kaybetmeye mahkum adamını oynadı yine.
Galatasaray'a 10 milyon euroluk ikramiye. Fenerbahçe'ye ikinci el Avrupa düşleri!