Karşı fikirlerin değer bulmadığı ve şiddetle karşı çıkıldığı demokrasi yoksunu bir ülke.
Suriye bataklığına karşı duruyoruz. Irak'a müdahale edilmesine nasıl karşı durduysak.
Çünkü oyun içinde oyunlardan haberdarız.
Her yanımız baskı.
Mülteci kamplarına sokulmayan milletvekilleri ülkesinde, insanın aklına bin tane soru geliyor.
Cevapları kendimizde saklı!
Yasaklı bir ülkede konu dışında bırakılmamız yasa gereği!
Bütün değerlerimiz hızla yer değiştirirken, kadınların kaderi değişmiyor.
Kadın ölümlerinin arkasının kesilmediği bir ülkede, kendisine tecavüz eden adamın kafasını kesen kadına "hak verenler" az değilse.
Erkek egemenliği biraz durup düşünmeli.
Çünkü hastalıklı bir gösteridir erkeklik!
Adalet, parasız eğitim isteyen gençlere işliyor.
Sakarya'da 35 kişinin cinsel istismarına uğradığı iddia edilen 14 yaşındaki kız çocuğunun davasında, 19 kişiye tahliye!
Sübyanın ağlayışına alkışlar!
Yeni eğitim yılında ders içerikleri değişiyor.
5 yaşındaki çocuklarımız 1. Dönemde sadece 2 harf öğrenecekler.
Yalnızca a ve e harfleri.
Sesli harflerle, onlarının sesinin açılmasını beklemek eğitimse.
Anneleri bundan çok daha fazlasını öğretebilirdi.
Korkunun yerine sevgiyi de katarak üstelik.
Sular kirli çıkıyor, 20 damacana su firmasının, Sağlık Bakanlığı tarafından üretimi durduruluyor.
Ama bir hafta içinde 15'ine izin veriliyor.
İnsan sağlığının bir haftalık ömrünün olduğu bir ülkede yaşamak da bizlere kalıyor.
Bakıyorum da, ilkesiz bir ülke haline geldik.
Medya tarihinin en sünepe dönemini yaşıyor.
Kaybettiklerimizi kazanmak için daha kaybedecek o kadar çok şeyimiz var ki!
* * *
SIĞINMACI CENNETİ
Öğrenci yurtlarında 20 bin Suriyeli.
Okulların açılması yaklaşırken, doğaldır ki aileler telaşlı ve ürkek.
Çünkü bir martı uçak düşürür, bir yanlış adam yurtları bozar!
Kendi çocuklarına eğitim sistemini hazırlamaktan aciz kalan sistem, sığınmacıları el üstünde taşırken, Türkiye'nin nasıl bir siyasetin içinde olduğunu söylemeye gerek kalmıyor.
Fotoğraflar yeterli oluyor zaten.
* * *
Her acının öğrettiği bir şey vardır.
* * *
30 Ağustos coşkusunu gördükten sonra, bu ülkeden hala ümidimi kesmemem gerektiğini de görüyorum.
* * *
31 Ağustos 2012
Mutluluk takvimi
Yaptığın işten keyif al.
Bağışlayıcı ol.
Yaşadığın güzel anları düşün.
Yanlı haberleri ekranda izleme.* * *
Hazin bir öyküdür bu
Bendeki yarım hali
Deli bir aşktan kalan
Yalnızlık ihtilali
Yalancı baharların
Yaşanan anıların
Yeniden kavuşmanın
Kalmadı ihtimali
Bir mucize bekliyoruz
İkimiz de biliyoruz
Bazı yaralar kapanmaz
Ardımızdan bakakaldık
Ağlamaktan utanmadık
Aşk kimseyi utandırmaz
Hakkı YALÇIN