Bütün belediyeler Erzincanlı insanlar için imkanlarını seferber etmişti.
İnsanların bir araya gelmesinin, keyif veren yanını görmek isterdim elbet.
Ama otobüsler Ataköy Sinan Erdem salonunun önünde uzun kuyruklar oluştururken, ben işime geliyordum.
İşim, doğduğum şehrin insanlarını görmekten daha önemliydi çünkü.
Düşündüm de, Erzincan'da ya da başka bir şehirde doğmak nasıl bir şey.
O topraklarda doğmuşum, İstanbul'un 800 bin nüfusa sahip olduğu yıllarda gecekonduda büyümüşüm.
Çocukluğum, anılarım, hayatı öğrendiğim bütün gerçekler bu şehirde.
Erzincan Kemaliyeli olduğumu inkar etmedim ama hiç kimseye "Nerelisin?" diye sormadım.
Benim için insanların nereli olduğunun hiçbir hükmü yok çünkü.
İnsan olsun yeter.
Şimdi bir Türklük meselesidir gidiyor.
Yaşadığın topraklara saygı duyduğun sürece, "kendini ne hissediyorsun o'sun."
Hakan Şükür, "Ben Arnavutum" diyor da, kimileri yargılıyor.
Kendini öyle hissederken, yaşadığı ülkeye hizmette kusur etmemiş.
Arnavut olmakla duyduğu gururu, kim ondan esirgeyebilir?
Ya da engelleyebilir?
Yıllarca Türk bayrağının arkasına saklanarak, her türlü çirkinleri kendine hak sayanların gösterisini izledik. "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye arkalarına aldıkları güç ordularıyla, ülkenin tarumar olmasında başrol oynayanları gördük.
Korkular ve yasaklar üzerine bir dünya kurulamayacağını da göreceğiz.
Her şeyin galibi zaman.
Kimlik yarası, inkara zorlamıştı insanları.
Nasıl ki, denizi bir parçasından ayıramazlar.
Hepimiz bu topraklarda yaşıyoruz, bu bayrağın altında.
Sevmeyi, saymayı biliyorsak eğer; kimiz, neyiz, nereliyiz hiç önemi yok.
Sanki doğduk bir anadan.
Var mı itirazı olan?
***
Belediye otobüsleriİstanbul'da trafiğin en önemli sorunlarından belediye otobüsleri.
Ne kural tanıyorlar, ne diğer araçlara saygı gösteriyorlar.
Duraklara giriş biçimi de felaket, sollama biçimleri de.
Arkalarında bir güç var, o gücü o kadar saygısızca kullanıyorlar ki, kimsenin onları soruşturması da mümkün olmuyor.
Bu ülke böyle. "Siz belediye otobüslerinin kim olduğunu biliyor musunuz?
***
3 aylık Ömer, karaciğer nakli yapılmazsa ölecek. Organ bağışının değeri burada işte.
***
Mutluluk Takvimi
Aşkı en güzel sen anlat.
Hasta yakınını ziyaret et.
Satın aldığın evde yangın çıkışına bak.
Hiç kimse senin gibi
Vedasız terk etmedi
Hiçbir ayrılık beni
Böyle deli etmedi
Senin yokluğun olmaz
Sen yokken aşk bitmedi
Ne yeminler etmiştim
Unutmaya yetmedi
Demek ki çok sevmişim
Sevdamın gözü kara
Yoksa niye kanasın
Durup durup bu yara
Hakkı YALÇIN
Aşkı en güzel sen anlat.
Hasta yakınını ziyaret et.
Satın aldığın evde yangın çıkışına bak.Hiç kimse senin gibi
Vedasız terk etmedi
Hiçbir ayrılık beni
Böyle deli etmedi
Senin yokluğun olmaz
Sen yokken aşk bitmedi
Ne yeminler etmiştim
Unutmaya yetmedi
Demek ki çok sevmişim
Sevdamın gözü kara
Yoksa niye kanasın
Durup durup bu yara
Hakkı YALÇIN