Bir kader mahkumundan mektup aldım. Ödeyemediği borcun kurbanı. Benim için kader mahkumu. Satırlarının arasında yankılanan sesine baktım da. Berbat bir pişmanlığın yasında. Kendisiyle yüzleşirken, en çok çocuklarına bıraktığı o kötü mirasın acısını çekiyor. Yine de kendini nerede kaybettiyse orada kazanacağını umuyor. Ölü gözünden yaş beklemek gibi.
Kader mahkumlarına karşı bir yanım yaralıdır hep. Suç tezgahını açan düzeni bildiğim için belki. Çünkü kader mahkumlarına insani gözle baktığımız zaman, onların başlarına gelenlerin bir gün bizlerin başına gelme ihtimalini yok sayamıyorum. Hele böylesine tehlikeli bir ülkede!
Herkes dalının kırıldığı yaştadır. Taşıdığı yaranın iziyle. Geçmişin yüreğine su serpmeyi onlardan çok kimse istemez. Kurdukları cümlelerin şimdiki zaman içinde bir anlamı olsa da, filmi geriye sarmaları da mümkün olamaz. Hayat keşkeler zinciri değil mi zaten!
Hata bir anlıktır. Çaresizliğin getirdiği hataların ödettiği bedeller, yaşanan acılardan daha karanlıktır. Şerefsiz bir kazanç için ruhunu satanların, arsızca caka sattığı bir ülkede, ödeyemediği borçları için hapiste yatan adamlar benim için daha değerlidir. İnsanları katleden çakalların. Kadınları öldüren, çocuklara tecavüz eden, alkollü araç kullanıp can alan ve uyuşturucu satan çakalların mahkumiyetinin kaderle ilgisi yok. Onlar benim konumun dışında. Ama insanların canını alıp, kanını emenler, çocukların hakkını yiyenler isyanımın içinde!
Dünyayı nakite çevirenlerin, oyun içinde oyun çevirenlerin bellerinde silahla sokaklarda boy gösterdiği bir ülkede. Kimin alacaklı kimin borçlu olduğunu hesaplarsak. Hepimiz kader mahkumlarına borçlu çıkabiliriz.
O hapishane duvarlarını hiç kimse tek başına örmemiştir çünkü.
Reklamlar
Televizyon reklamlarında insanların yanlış yönlendirildiği araştırmayla ispat edildi.
Ama izleyiciyle reklam yıldızlarının arasına girmek sakıncalı.
Çünkü izleyici eleştirilerden muaf sayıyor kendini.
Ve nedense reklamlarda kullanılan ahlaksız yüzlerin getirisi de büyük oluyor.
Tüketim toplumunda keşke tüketilen sadece ürünler olsa.
Ve keşke o reklamların kendilerinden neler aldıklarının farkına varabilenler olsa!
Mutluluk Takvimi
Günlük falını oku.
Otomobilini düzgün park et.
Korkuya yenilme.
Dostuna omuz ver.
Boşa akan musluğu kapa.
İnsanın insan gibi
Olmalıdır değeri
Sanki sen yaratmışsın
Bu denizi bu yeri
Tıpkı bir hayvan gibi
İnsafsızca eyeri
İnsan öz kardeşine
Vurmaz be arkadaşım
Yorgansız yataklarda
Çocuklar dizi dizi
Kibar ayaklarına
Yol yaptık kendimizi
Ama artık susmak yok
İstersen öldür bizi
Akacak kan damarda
Durmaz be arkadaşım
Muammer HACIOĞLU