CANLI YAYIN

İşte Fenerbahçe

Eklenme Tarihi 23 Ocak 2014
Çok sevdiğim bir Fenerbahçe taraftarı rica etmişti. "Bir gün Fenerbahçe'yi tarif eder misin?" diye.
6 yıl önceydi.
O zaman yapmıştım Fenerbahçe'nin tarifini.
***

"Sol yanına Atatürk sevgisini al. Sağ yanına birlik ve bütünlüğün ta kendisini.
Ara sokaklardan çıkıldıkça kocaman bir meydana geleceksiniz.
Meydanda milyonlarca tek yürek.
Karşınızda dağ gibi ülke sevgisi. İşte Fenerbahçe..."

***
Aziz Yıldırım'ın "son kale" dediği Fenerbahçe'nin, bu ülkede sadece futbolu değil, ülkenin ruhunu temsil ettiğini gördüm.
Fenerbahçe'de Samanyolu'nu da gördüm. Başkalarında olmayan aydınlığın ışığını da. "Alev alev yanan yüreklerin çırası.
Sırt sırta çarpışan asker namusu.
Bir dilim ekmek, bir yudum su.
Sırası geldiğinde her şeyin hesabını soran futbol ordusu.
İşte Fenerbahçe..."

***
Kaybederken bile büyük kalmayı başarabilmiş özel bir kulübün, ruhunu hissetmek gerekir.
Ben bunu hissettim. "Yüz yıllık tarihin kıyısına varabilmek için, bin yıllık emek vermiş bir kulüp.
Efsanelerde yerini almış.
Ne yaptıysa taraftarıyla birlikte yapmış.
Şarkılı bir masal, en anlamlı gerçek.
Ateşlere basa basa yürüyen takım ruhu.
Ayakları zincirlense de, başlar göklerde.
İşte Fenerbahçe..."

***
Kulüp takımlarının prensidir çocuklar.
Masalın en değerli kahramanları.
Fenerbahçeli çocukların sarı lacivert tutkusunu gördüm, yaşadım. "Ben seni annemin beni sevdiği kadar seviyorum diyen çocukların karanfil perisi.
Kazandığında sevmiyorum seni, kaybettiğinde sevdiğim kadar diyenlerin tek sevgilisi.
Sarı güneş lacivert okyanus.
Bir yürek krallığının altın tacı.
Ülkenin her karış toprağına kök salmış, yapraklarını bütün çocuklara açmış onurlu spor ağacı.
İşte Fenerbahçe..."

***
Aziz Yıldırım inandığı davanın yolcusudur. Ne ilk, ne sonuncusu.
Fenerbahçe başka bir camiadır.
Aziz Yıldırım'ın dediği gibi "kaledir" ve teslim olmaz.
Hiçbir güç de bu sevginin önünde barikat kuramaz zaten.
***

Ancak tuzak kurabilir!

***
Nerde o günler
Kuraklık tehlikelisi yaşıyoruz.
Neredeyse yağmur duasına çıkacağız.
Oysa her yanımız deniz ve teknolojiyi bu bereket için kullanmayı henüz öğrenemedik.
Sonra da her şeyi kadere yüklüyoruz.
Kendimizi eleştirmeyi öğrenebilseydik.
Ne çok şey kazanırdık oysa.

***
Mutluluk Takvimi
Kendine iyi davran.
Dostoyevski oku.
Tasmasız köpek dolaştıranı uyar.
Vicdanlı ol.

Üzerimdeki gömleğin
İçi de hasret dışı da
Yüreğimdeki yangının
Yazı da aynı kışı da

Ne zaman bahsin geçse
Yanan canım dile gelir
İçin için ağlamayı
Senin de kalbin iyi bilir

Aşık olan ağlar
Elinde değil
Vefasız bir aşkın
Ahiretinde
Doğarken öğrendim
Ben ağlamayı
Hepimiz insanız
Nihayetinde
Hakkı YALÇIN