CANLI YAYIN

Haksızlık!

Eklenme Tarihi 10 Mart 2021
RKAÇ yıl önce "13 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edenlerin derdine düşmeyenler dizi yıldızlarının peşine düşüyor" diye yazmıştım da bir mail gelmişti.
"Derdi sana mı düşüyor!" Adamın cümlesi de yere düşmüştü öznesi de. Kaldırmadım.

***

Bundan yıllar önce intihar etmek için deniz kenarında tetikte bekleyen bir adam tanımıştım.
Denizler ki çaresizliğin mezarı sayılır. Hepimiz adama dil dökerken, durumu gören züppenin biri gelmişti de "bunlar ne güzel ölüyor" demişti.
Sözlerinin bedelini de yediği yumruklarla ödemişti yalan değil.
Sonra adam denize atlamaktan vazgeçmişti de yanımdan geçerken, "bir martının sesini duydum" demişti.
"Ben direniyorsam sen de diren" diyen bir martının!
Bazen insanların anlatamadıklarını hayvan diye aşağılanan canlılar anlatır.

***

Yaşadığı mahallelerin sokaklarına benzer insanlar.
İlk o sokakların duvarlarına yazdık sevgilerimizi ve isyanlarımızı.
Geceleri yerdeki çimenlerin üzerine yatıp yıldızlara bakan çocuklardık.
Kimseye yukarıdan bakmamayı da o zaman öğrendik yıldızlardan ateş çalmayı da.

***

Ben hala tebeşirle kara tahtalara yazılan gerçeklerin içindeyim bilgisayarların değil.
Süpermarketler pandemi döneminde bile attıkları kazıkların kaymağını yerken, ben bakkalların kasapların tarafındayım.
Onlar insanların yokluğunu anlar ve deftere yazarlar alacaklarını.
"Olunca ödersin" notuyla birlikte.
Süpermarketlere gidin de kredi kartınız yetersiz bakiye versin seyredin manzarayı.

***

Çocukları sevdim çocuk kalanları, yalanları değil.
Köy düğünlerini sevdim, cebimde unuttuğum tiyatro biletlerini.
Sosyal medyada insanlarını linç edenleri değil.
Her şeyden önemlisi geride bıraktıklarımı hiç terk etmemeyi sevdim.
Bizler çaresiz kaldığımız zamanlarda mektuplarımızı şişelerin içine koyuyor denize atıyoruz.
Kimse bulamasa da deniz kabukları kulak misafiri olur diye.
Çünkü elle yazılmış mektuplarda kalemin de sesi vardır yüreğin de.

***

Çocukluğumuzda okullarda sorarlardı "büyüyünce ne olacaksın?" diye.
"Parayı bulacağım" diyeni hiç duymadık.
Şimdi anket sonuçları felaket!
Paranın karnesi baştan aşağı pekiyi!
Uzaktan eğitimde bile!

***

Bütün doğrular anlamlarından saptılar, "yanlış zamanda doğduk be abi!" Teknolojik dünya paranın ve yalanın her şeyden değerli olduğunu öğretti, kötülüğün getirisini hesaplattı ve insan onurunu yok etti.
Zamanın bizlerden aldıklarına karşılık verdiği bir cep telefonu bir bilgisayar!
Bugünün çocuklarına büyük haksızlık! Çok büyük!

***

İnsanlık işimize geldiğinde sığınacağımız bir liman değildir.
Yeniden açılsa perdeler, "o eski insanlar nerdeler?" adlı bir film çekilse kimse izlemez.
Çocuklarını çukura gömmeye gönüllü olmak varken!