CANLI YAYIN

Gözüm arkada!

Eklenme Tarihi 25 Haziran 2026

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler
Mutsuz ve kötümser bir dünyanın içinde mutlu olmak için sebep üretiyorum. Haber izlemiyorum, siyasetle işim yok. Çocuklara bakıyorum, teknolojiyle yanlışlarla ve korkuyla büyütülen çocuklara.
Çocukları korumak mazideki yıllar kadar kolay değil artık. Yalanların midyesinden sahte inci çıkaran arsızlar ülkesinde çocuklara kapatılan yolların nasıl açılacağını bilmiyorum.

Eskiden çok kitap okurdum, sevdiğim şairlerin cümlesinin kitapları seri halde kütüphanemde ama yazları iki sene mektep tatilindeyim hala.

Gözlerim arada bir çocukluktaki çizgi romanları arıyor. Aslında o romanlarda kuşlar gibi özgür çocukluğu arıyorum.
Ekranlarda "yalandan gerçek hikaye" altyazılı dizileri görünce tansiyonum çıkıyor, anında uzaktan kumanda! Bulursam Yeşilçam filmi ya da belgesel izlemek bana yetiyor.

Sosyal medyada trol olmanın gazetecilik mesleğinden daha değerli hale gelmesi şaşırtıcı gelmiyor. Çünkü bu ülkede geçerli olan kültür ve bilgi değil, cehaletin beslendiği soytarı tiyatrosunda popüler olmak.

Steril şartların oluşmadığı bir düzende kir her zaman gururdur.
Yalana dolana, küstah olana bayılanlar, yarın kendi çocuklarını yoğun bakımda bulursa, ne yapmaları gerektiğini de biliyordur herhalde.

Çocukluktan kalma alışkanlık, çiçeklerin toprağını eşeliyor ve suluyorum. Konuşma ve yazma dilime dikkat ediyorum ama şerefsizliği alnında yazan adamlara taş atarken camları kırıyorsam, dilimden anlayanlar şifreleri kırsın diyedir. Çünkü bir yazarın en büyük güvencesi, okurlarının zekasına olan inancıdır.

İnsan sevgisiyle ne kadar dolu olsam da asla affetmediğim ve hakkımı helal etmediğim insanlar da mevcut, çünkü onları affedersem kendimi affetmem!

Hayat giderken de güzel, hele nereye gittiğini biliyorsan. Bir gün batımıdır ölüm. Dönülmez akşamın ufkunda son film. Üstelik gazetecilerin ortalama ömrü genel ömürden kısa ve uyku sorunu çekenlerin kalp krizi riski diğer insanlardan 3 kat fazla.

Tam bana göre yani!

Hayatla pamuk ipliğine olan bağlantımı koparmadım ama paranın hacmi büyürken, insanlık onurunun değersiz hale gelmesi kahrediyor beni.

O yüzden çocuklar için gözüm arkada kalacak biliyorum. Lise yıllarımdan beri en sevdiğim şarkıdır zaten.
Rahmetli İlhan İrem'den "Yazık Oldu Yarınlara."

MUTLULUK TAKVİMİ

Ev yemeklerini tercih et.
Çöpü yere atma.
Burnunu bebek topuğunda gezdir.
Bol su iç.

En çok neyi özlüyorum
Biliyor musun
O çocuk ellerini
Bana baktığın zaman
Aklımı alan gözlerini
Bizim aşkımızın
Tarifi yoktu
Benzersiz sevmiştik
Birbirimizi
Nasıl kazandıysak
Öyle kaybettik
Şimdi kim arar
Kim bulur izimizi
Bildiğini okur zaman
Kader bize düşmanmış
Biz bile ayrıldıysak
Demek ki aşk yalanmış
Hakkı YALÇIN

Yürekten tokalaşmadıkça iki elin birbirine değmesinin anlamı yok.

KISSADAN HİSSE

120 yaşındaki adamla 110 yaşındaki karısı hakimin karşısına çıkıp birbirlerinden dertli olduklarını anlattılar ve boşanmak istediklerini söylediler. Hakim şaşırdı.
"Birbirinizden bu kadar nefret edecek kadar dertliydiniz de niye bu yaşa kadar beklediniz?" İkisi birden içini çekti. "Ah hakim bey" dedi koca, "daha önce boşanacaktık ama çocuklar etkilenmesin diye onların ölmelerini bekledik!"