UYUŞTURUCU ne kadar utanç verici olsa da alışılmış gerçeğe dönüştü.
İplikler pazara çıksa da satıcılar ve alıcılar birbirini buluyor, olan gençlere oluyor.
Ömrü yakılan insanların bereketini de torbacılar ve arkalarındaki çakal patronlar topluyor.
***
Uyuşturucu kullananların sayısı 3 milyonu geçti, belki daha da fazla.
Nasılsa çiçekler de solmak için açıyor ya, sokaklarda çürük elma gibi dökülen gençler kimsenin umurunda değil.
Paslı tenekelerin bile ekranlarda etiketi kaptığı bir ülkede, anaların babaların ciğerlerinin yanması televizyonlar için hiçbir zaman "önemli konu" değildir.
Bal tutanın parmağını yaladığı düzende petekler de hazır kovanlar da!
***
Bağımlı bir gencin Küçükçekmece'de bir kahveyi işaret edip, "tepside çay dağıtılır gibi uyuşturucu dağıtılıyor" dediğini hatırlıyorum.
Bindiğim taksilerde sohbet ettiğim şoförlerden uyuşturucu konulu dramatik öyküler dinliyorum.
Çocukluğumun geçtiği Merter Tozkoparan'da gençler tabutunu sırtında taşırken, uyuşturucu üretenler orta yerde dolaşıyor, görüyorum.
Kimsenin kılı kıpırdamıyor!
***
Bundan aylar önce Florya'daki bir alışveriş merkezindeki tütün ürünleri satılan dükkanda 12 yaşındaki ortaokul öğrencilerine elektronik sigara satıldığını yazmıştım.
Ne okulda bir hareket oldu ne alışveriş merkezindeki satıcılara ceza geldi.
Sadece bir velinin alışveriş merkezindeki dükkan sahibiyle irtibata geçtiğini ve "istediğiniz yere başvurun" cevabını aldığını biliyorum.
Lüks hayat yaşamanın fiyakalı emri; "yeni bağımlı yarat!" Nasılsa kırıp geçiyor hasat!
***
Hiçbir şey için geç değildir.
Bu kadar kolay zengin olanların sorgusu yapılsa, trafikte lüks ciplerle caka satanların yakasına yapışılsa uyuşturucunun kolları kopar yolları kapanır.
Uyuşturucunun okulların kapısına dayanmasının, pencere camlarını tıklatmasının önüne geçilse fena mı olur?
***
Uyuşturucu bağımlısı çocuğunun peşinden sokaklara sürüklenen bir annenin sözlerini hatırlıyorum.
"Çocuğumu kurtarmak için canımı vermeye hazırım." Anaların çığlıklarını duymak ve çocuklarını korumak her devletin görevidir.
Nasıl anlatsam
Bilmem ki nasıl
Ben doğdum doğalı
Aşkta kayıbım
Yakışmaz diyene
Yakışmaz asıl
Ağlamak ayıpsa
Benim ayıbım
Aşka düşen ağlar
Elinde değil
Vefasız bir aşkın
Ahiretinde
Doğarken öğrendim
Ben ağlamayı
Hepimiz insanız
Nihayetinde
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
Fotoğraflarını duvara as.
Bahis oyunlarına güvenme
Pratik ve ucuz yemekler icat et.
En çok aynalarda eskir zaman, aynalar yeni olsa da!
SÖZLÜK!
. Kapısını sol anahtarıyla açan müzisyenlerin tutuklanma ihtimali var.
. Paranın karşısında aşkın şansı yok, çünkü parayı seven kadın çok.
. Kötülüğe paha biçilemeyen bir düzende vicdan eksperlerine ihtiyaç yoktur.
. Esaret insanın kendi eseridir.
. Yalan doğrudan artakalan değil gerçekte sinsi bir yılandır.
. Nostaljiye bu kadar düşkünüm de niye arkeoloji okumadım acaba?