CANLI YAYIN

Final imzası

Eklenme Tarihi 05 Şubat 2010
Dünkü maçın altında final haritası vardı.
Üstünde 27 yıllık özlemin haritası.
Fenerbahçe, öne sürdüğü askerlere karşı alınan tedbirleri hesaba katmıştı da.
Gerideki askerleri "gizli golcü olarak" sahaya sürmüştü sanki.
Buna Bursaspor kalecisi Ivankov'un sektirme acemiliği de eşlik edince, 3 dakikada 2 gol birden geldi.
Sonra Semih'in golü...
Ama bütün gollerin "başrol kadar içinde" olan bir adam vardı.
Alex de Souza...
Bütün gollerde görünenden etkiliydi.
Görünmeyenden özel.

***
Oysa Bursaspor'un rakibi rahatsız eden bir başlangıcı vardı.
Sercan'ın, Bilica'yı arkasına takıp yarattığı pozisyonda Ozan İpek, kaleye yakın olabilse, 7.dakikada gol bile gelebilirdi. Sonra roller değişti.
Santos'un ileri çıkışları, orta alandaki özveri, Fenerbahçe'nin çoğalma sebeplerini oluşturdu.

***
Maçın başında pas hataları çoktu.
Bu hataların ayaklarla olduğu kadar, zeminle de yakın ilişkisi vardı.
Transfer söylentileri için, "Fener istediği alır" diye, resmi ağızdan büyüklük açıklamaları yapanlara bu kez ben bildiri yayınladım. "Bu büyüklüğe yakışıyor mu bu çehre?" diye.
Sercan'la, Uğur Boral'ın ilk yarım saatte, sakatlanıp çıkmasını, sadece pozisyonla bağlantılı bulmadım.

***
İkinci yarıda, Bursaspor'un tempoyu yükseltme çabasına baktım. Çoğunda beceriksiz kaldılar, birinde Iglesias'ın attığı nizami golü, hakem saymadı.
Fenerbahçe'de Özer'in özverisine, kaleci Volkan'ın kendine güvenine, Cristian'ın çıkışlarına alkış tuttum.
Ama bir şeyi işaret etmeliyim.
Fenerbahçe defansı, hatlar arasında hatalar taşıyor. Dün gereğinden fazla pozisyon verdiler.

***
Bursaspor ki, ligin en dirençli ve tehlikeli takımı. O yüzden maçın bitiminde, "Ne kadar görkemlisiniz?" dedim Fenerbahçe'ye
"Ne kadar finalist!"

***
Çünkü, dünkü sonuç, yarı finali de aşıp, finale atılmış imzadır.