***
İspanya'nın şiir gibi futboluna bakıp, "bizler ne zaman böyle futbol oynayabiliriz?" sorusunun cevabını ancak altyapıya gereken değeri verdiğimiz zaman alabiliriz. Ne yazık ki futbolu yönlendiren sistemde, altyapı meselesi böyle tarihi sonuçlardan sonra konuşulur.
Milyonlarca dolarlık etiketli yabancılarla takviye edilmiş kulüplerimizin ön elemelerde Avrupa'daki hallerini de gördük. Yıllarca "gençlik ateşini yakmayanlar kulüplerin geleceğini yakar" diye yazdık okunmadı, şimdi de okunacağını zannetmiyorum.
***
Bu sezon futbolda büyüklerin transferdeki "garip bonkörlüğü" kulüpler arasındaki uçurumu fena halde dışa vururken, haksız rekabete mahsuben;"şartlar eşit değilse kazananlar kazanmış sayılmazlar" desek ne yazar! Futbol bu ülkenin gelişimini de engellemiştir, vicdani duruşunu da.
Sırf para ve popülerlik uğruna insanları birbirine kırdıran medya hokkabazları, maaşa bağlanan sosyal medya trolleri, cehaletin simgesi futbolculara paha biçemeyenler, kara para kasası adamlara kulüplerde yer açanlar, sakın ola altyapıdan da söz etmesinler asaletten de.
Yarattıkları enkaz, öldürdükleri değerler onların eseridir.
***
Not: Voleybolcu kızlarımızın Dünya Şampiyonası'nda verdikleri olağanüstü mücadeleye saygılarımı sunuyorum. Onlar bu ülkenin en görkemli spor topluluğu.Gördük ki, kadınların eli erkeklerin ayaklarından ve futbolun ayak oyunlarından bin kere değerli. En azından futbolun eski zarafetini adamlığın görkemli yıllarını bilenler için.