Olayların köküne inildiğinde masumiyeti görebiliriz. Ne bir siyasi görüş, ne parti.
Televizyonların yapmadığı habercilik sanal alemde yapıldığı içindir ki, bireysel haberleşmenin getirdiği öfkenin insanları bütünleştirdiğini görebiliriz.
Sonrasında böyle günleri bekleyen marjinal grupları, şiddeti ve kontrolsüz öfkeyi görebiliriz.
* * *
Protestocu gençler bizim gazetenin kapısına da geldiler, zarif biçimde eylem yapıp gittiler.
Diğer televizyonların kapılarına da dayandılar. NTV'ye özür bile dilettiler.
Dünyanın hangi ülkesinde gençler dövülürken, ülkenin televizyonları hiçbir şey olmamış gibi davranabilir? Penguenler, güzellik yarışmaları, dünyanın hangi ülkesinde insandan daha değerlidir?
* * *
Burası böyle bir ülkedir.
Baskının arttığı, özgürlüğün gittikçe azaldığı ve neredeyse insanların iç savaşa sürüklenmek istendiği bu ülkede herkes yalandan demokrasi nutukları atar da...
Sistemin aydınları bu demokrasi ölümünü romantik bulur.
Her şey ortadadır. İşaret parmağıyla baş parmağın fingirdeşmesi gibi. "Tamamen duygusal!"
* * *
Adına zulüm denmiştir.
Masum bir mücadelenin karşılığı görülmemiş bir şiddetle ödenmiştir ama tarihi bir dayanışma yaşanmıştır.
Kapılarını her türlü haykırışa kapayan ev kadınları bile, bu direnişe sofralarını açmıştır ki, bu görüntülere herkesin gözlerini açması zorunluluktur.
* * *
Bu ülkede acı çekmemiş gençlik yoktur.
Geçmişte yapılan haksızlıkların bugün de yapılması gerekmiyorsa, yapılması gereken kardeşlik duygularının bu topraklarda yeşertilmesidir.
Aydınlık bir Türkiye için, özgür basın, gerçek bir demokrasi ve bütünleşmiş bir toplum yeter de artar bile.
* * *
Bu ülke sevginin anayurdudur.
Bölünmeyi buyuranlara duyurulur!