Umut düşünceyi.
Düşünce adaleti.
Adalet özgürlüğü.
Özgürlük barışı.
Barış kardeşliği.
Kardeşlik huzuru.
Huzur bütünlüğü.
Bütünlük takım oyununu.
Takım oyunu geleceği.
Gelecek çocukları besler.
Sevgi ve umut dolu aydınlık çocukları.
***
Önceki akşam evimin önündeki sokaktaydım.
Bir annenin yanındaki iki küçük kız çocuğu, ellerindeki kahve cezvesine kaşıklarla vurup, eyleme destek oluyordu.
Tam o sırada bir polis aracı geçti, küçük kızlar "Anne polis geliyor!" diye kaçıştı.
Polisin bu resimleri silebilmesi için uzun yıllara ihtiyacı olacak.
Şiddetle yazılanları kolayca silmek mümkün olmuyor çünkü.
***
Taksim'deki olayların, medyanın ne kadar güvenilmez olduğunu göstermek için düzenlenme ihtimali büyük.
Norveç Televizyonu kadar olamayanlar, hangi ülkenin televizyonu olduklarını biliyor mu acaba?
Kendi günahlarını birkaç gün sonra yayınlamak, nasıl bir ilkedir dersiniz?
***
Akil insanlar, meydanlarda dövülen toplum için de görüş bildirebilir mi acaba?
Manzarayı seyretmekten keyif almadılarsa eğer!
***
İnsanlar yedikleri onca biber gazına karşılık.
Bundan böyle yaşama hakkından çok, hayatta kalma hakkıyla yetinmek zorunda.
Onların asıl yaralarını zaman belirleyecek.
Çernobil faciasından kalanlara olduğu gibi.
***
Her şeye rağmen, provokatörler ve siyasi partileri dışlayarak bakarsak.
Bu meseledeki özne ne siyasettir, ne başkaldırı.
Sadece "özgürlüğüme ve değerlerime dokunma" mesajıdır.
Arenalarda kardeşi kardeşe kırdıran bir Romalı oyunu değilse hayat.
Hedef şiddeti ve nefreti bitirmek olsun.
Bütün mesele hoşgörüyse.
İnsanları anlamak da siyasetin hoşgörüsü olsun.
Çamur sıçratmak!
Eğer ortada bir eylem varsa, o eylemde insanlara ve ailelerine hakaret olamaz. Sanal alemdeki çirkin mesajlar, televizyonların meseleye gözlerini kapatması kadar ayıptır. Üzerindeki baskıyı silkelerken, etrafa çamur sıçratmanın suç olduğunu da bilmelidir insanlar. İnsanlık ayıbı olduğunu da.
***
Bir zamanlar insanlar çeşme başında eğilirdi, üç kuruşluk çıkar için değil. İstanbul meleklerin kanatları altında bir kartpostal gibi dururdu.
***
Tutsaklık korkusu
Sarar herkesi
Uyuyan kalplerin
Uyandığı gün
Sokaklara sığmaz
İsyanın sesi
Bıçağın kemiğe
Dayandığı gün
Sabırlar tükenir
Gün gelir elbet
Yumruklar sıkılır
An gelir elbet
Bizim de sesimiz
Duyulur elbet
Bıçağın kemiğe
Dayandığı gün
Hakkı YALÇIN