İki çocuk katil de bilgisayarda aynı oyunu oynuyormuş. İlham aldıkları "ithal profil" var! Bu görüntüler ve bilgiler teşhir edildi ya, kim bilir kaç çocuk onlardan ilham almıştır, kaç çocuğun benzerini bulacaktır bu oyunlar. Konu silah bulmaya gelince; o iş çocuk oyuncağı!
O çocuklar bir kenarda unutulurken, hatırlanmak için dönüşü olmayan yola sapan çocuklar. Vahşetin ve saldırganlığın eline geçince kendilerini tüketen çocuklar.
Sadece bilgisayarda değil yüreklerinde de şiddeti yedekleyen çocuklar!
Peki ya öldürülen çocuklar? Okula gitmekten başka hiçbir suçu olmayan o masum insanlar? Onların anaları babaları ne olacak? Kim dindirecek onlardaki acıyı? Okul saldırısında kendisini öğrencilerine siper eden ve hayatını kaybeden matematik öğretmeni Ayla Kara'yı nasıl yaşatacağız? Gerçek öğretmenliğin nasıl kutsal olduğunu, anaçlık gerektirdiğini elbette biliyoruz ama bilmeyenlere ne diyeceğiz? Ve asıl mesele; bu sevgisiz ülkede harcanmaya müsait çocukları ne zaman göreceğiz?
Alttaki satırları 18 yıl önce yazmışım.
Harcanmış çocukları görmezlikten gelmenin tehlikesine mahsuben anaları babaları uyarmıştım.
Bakmayın bütün çocukların doğarken eşit olduğuna. Hayat kartlarını eşit dağıtmıyor, doğarken bile. Sokaklarda iğreti gözlerle bakılan çocuklar var. Çalanlar, vuranlar, günlük ganimeti kırışanlar. Çete kuranlar, teslim olmayı reddedip vuruşanlar!
Onlar zamanı yakalamak isterken kendilerine geç kalan çocuklar. Onlar yayından çıkmış ve bir daha geri dönmesi mümkün olmayan oklar.
Adresi kayıp çocuklar. Her yerde varlar ama aslında yoklar.
Bizler onları kendi kaderine teslim ettikçe suç oranları artacak, kolay ölümler çoğalacak ve yarınlar asla güvenli olmayacak. Saklanan doğrular gizlenemez yanlışlar doğurur. Çünkü hiçbir çocuk başladığı oyunu yarım bırakmaz. O çocuklar hayatın herhangi bir zaman diliminde, sizin çocuklarınızın karşısına çıkacak. Bir sokakta bir durakta, kapı önünde belki.
Sokak çeteleri, uyuşturucu ve depresyon ilaçları çocuklar için büyük tehlike. Hayırlı evlat yetiştirmenin yeni kurallarındaki özgürlük ve yaratıcılık; ekrandaki dizilerin ve bilgisayar ekranlarının dışına çıkamıyor artık. Teknolojik akvaryumdan sadece sevimli balıklar değil, piranalar çıkacağı da ihtimal dahilinde.
O çocukların yalnızlığa terk edilme duygularına aldırış etmiyorsanız, büyüdükçe tırnak yerine uzayacak pençelerini görmezlikten geliyorsanız, kendilerine gizlenen hallerini "tehlike geçti" diye yorumluyorsanız yandınız!
Çünkü tehlike yeni başlıyor.
Bilinçaltına yüklenen emirler yerine getiriliyorsa birileri geleceğini bitiriyor demektir. O yüzden şimdiki çocukların sloganı belli; "geleceğime kurşun sıkıp geleceğim!"
18 yıl sonraki notum. 'Sanırım çok geç kaldık!'
MUTLULUK TAKVİMİ
Uyan! Çocuğun için uyan!
Çocuğunun okul arkadaşlarını tanı.
Çocuklar ölüm kokar
Acılar dilim kokar
Bu şehrin sokakları
Hırsız ve zalim kokar
Analar açlık kokar
Gelinler başlık kokar
Bu nasıl bir alemdir
Dostlar kalleşlik kokar
Başımda duman duman
Öksüz seher yelleri
Her sabah yüreğimde
Açar isyan gülleri
Hakkı YALÇIN
Çocuklar sosyal medyaya anne ve babalarından daha çok inanıyor.
VİCDAN NE GEZER
Hala nefret denizinde yüzenler var, insanlığın derisini yüzenler. Parayı bulmak adına her türlü çirkinliğe hükmedenler, bütün değerleri mahvedenler. Bu topraklarda sevgiyi saygıyı yok edenler.
Ağızları kan kokanlar, iki kaşının arasına silah çatanlar, karşıdan karşıya geçerken bile tozu dumana katanlar. Çocukların okullarda katledildiği ortamı izlerken onlar şimdi ne yapıyor dersiniz? Vicdan muhasebesi mi?
Yoksa hedefe yaklaşmanın hesabını mı?