Eski çeşmelerin suyundayız hala, haylaz çocukların huyunda. Tahta atlarını kara bahtına süren. Güneşi ayaklarında sektiren onlarca defa. Utangaç sarmaşıklar gibi birbirine sarılan.
Çöp tenekeleriyle bateri niyetine perküsyon yapan.
Eski çocukların soyundayız hala. Kağıt mendil bilmeyen, dolarla Euro'yla işi olmayan.
Kendilerine insanca yaşamı bile layık görmeyenleri bağışlayan.
Mezarlıktan geçerken içinden dualar okuyan.
Eski cesaretlerin koynundayız hala. Tren camlarından sarkan.
Kaderin kıyılarında gezinirken, kimsenin kayığına binmeyen, ıskarta sandallardan inmeyen. Hala uçaklara zaman zaman "tayyare" diyen.
Eski çocukların parasız yatılı hüznündeyiz hala. Siyah beyaz acıklı filmlere ağlayan. Yastık altında kitaplar saklayan. Yattığı çarşafların bozulmasından bile korkan. Sokak köpeklerinin gözlerinin derinliğinde kaybolurken, hala adresini bulamamış mektup gibi elden ele dolaşan.
Hayatın anlamını ararken kaybolan çocukların kuyusundayız hala. Şimdiki zamanın çakallarına bakınca çocukluğunun eşkıyalarını özleyen. Kadınlara tekme atanları görünce lokmasını öfkeyle çiğneyen.
Dolap çevirmeyen, güneşin kum saatini tersine çeviren. Yalana iftiraya gönlünü kapatan, cami avlularında güvercinlere yem atan.Elindeki çizgilerde kaderini arayan çocuklarla oyundayız hala.
Mavi nurdan bir ırmak gölgede bir salıncak üzerinde. Pişmanlığın yasını tutmadan en masum sevdalara mührünü basan. Ömürleri; anahtarı kaybolmuş bir kelepçe gibi. Yine de yoksullara eli açık, soysuz zenginlere yumrukları sıkılı.Siyah beyaz fotoğrafların içindeyiz hala. Yaşlanmaya yetecek kadar yaşamış. İki gözü iki göktaşı.
Hayatın Araf'ında ölümün yakın arkadaşı.
MUTLULUK TAKVİMİ
Giydiklerini yere atma.
Çocukları temizliğe alıştır.
Her yolculuğa bir anı ekle.
Kahve iç.
Yüzünde sevgiden nur
Yanında sonsuz huzur
Ben herkese senden
Bahsediyorum
Kalbine aldığın için
Nedensiz sevdiğin için
Kendimi çok özel
Hissediyorum
Hiç kimse senin kadar
Can vermedi kalbime
Sen bana Allah'ın
Armağanısın
Kimsenin gözlerinde
Hayat bulmadım böyle
Ömrümün son masalı
Dünya ahret aşkımsın
Hakkı YALÇIN
Maziden getirdiğimiz komşuluk ve kardeşlik kokan bayramlara alıcı bulunamadı.
PRATİK ÇÖZÜM!
Acımasız bir zamanın içinde bazı çocuklar büyüklerden daha karamsar ama çözüm aramakta daha pratikler. Mevsimlerin bile renk değiştirdiği bir zaman tünelinde çöken karanlık evdeki küçük kızı mutsuz ediyordu. Yine öyle gecelerden birinde anne tam perdeleri çekiyordu ki küçük kız seslendi. "Anne geceyi dışarı koyar mısın?"
AHDE VEFA!
Gecekonduların eğri çatılarını, lüks gökdelenlerin havalı duruşuna değişmem. Şimdi kara parasıyla insanlara yukarıdan bakan züppeleri de çocukluğumun köprü altında yatan berduşlarına değişmem.
Telefonu tanımamıştım ya, hala mektuplarla ulaşırım çocukluğuma.
Mazideki ahde vefa binlerce defa kanıtlandıktan sonra eski güzelliklerden şüphe etmenin anlamı olur mu?