Duyulmadı.
4 yıl önce çocuklara işkence yapıldığına ve tecavüz edildiğine dair iddialar ortaya atıldı.
Somut deliller arandı.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu "somut delil yok" dedi ama raporunda yine insani bir görüş bildirdi. "Bu cezaevi kapatılmalı."
Bir yıl önce tahliye olan 25 çocuk cinsel tacize uğradığını belirtti.
Adli suçlardan yatan çocuk mahkumlar, siyasi suçlardan tutuklu çocukları falakaya yatırıyor, cinsel tacizde bulunuyordu.
Falaka nereden geliyor, tecavüz etme gücünü nereden alıyorlardı acaba?
Siyasi suçların, adli suçların yanında "duble ceza gerektiğini" düşünen cezaevi görevlileri mi?
Onu kimse araştırmadı.
Ve nihayet bir yıl sonra, meselenin üzerine gidildi 4 personel kızağa çekildi, Pozantı'daki tutuklu 200 çocuğun tamamı Adalet Bakanlığı'nın emriyle Ankara'ya nakledildi.
Çocuklar suçlarının bedelini ne kadar pahalıya ödüyorsa, o acının bedelini ülkelerine o kadar pahalıya ödetirler.
Hapishaneler nefret imal ediyor da, bu gerçekler ihmal ediliyorsa.
Ülkemizin yarınları için "büyük suçlular" hizmete hazırdır
İşkence yapan çocukların palazlanmasını sağlayan hapishane yetkilileri, kızağa alınmakla ödüllendirilmiş olur.
Hiçbir görevsizliğin içinde adalet yoktur çünkü.
* * *
BİR AVUÇ MAZİ
Fügen Ünal Şen, yıllar önce Günaydın Gazetesi'nde birlikte çalıştığımız gazeteci arkadaşım.
Bu mesleğin gerçek emekçilerinden biri.
Bir roman yazdı. "Bir Avuç Mazi..."
Everest Yayınları'ndan...
1924 yılında Mübadele Anlaşması nedeniyle, evini, toprağını ve atalarının mezarlarını; kısaca tüm geçmişini bırakıp yollara düşen mübadil bir ailenin yaşadıklarını konu eden bir roman.
Göçe zorlanan insanların yürek yakan hikayesi.
Selanik'ten gemiyle Türkiye'ye gelen mübadil Fethi Bey ve ailesiyle, İstanbul'dan Selanik'e gönderilen Türkiyeli Rum Bayan Mitra'nın iç acıtan günleri.
8 günlük çileli yolculuğun harika bir anlatımı var.
Aslında hepimizin yolu birbirimize çıkıyor.
Sadece bunun için bile bu kitabı okumak gerekiyor.
* * *
Her insanda insanlığın bütün halleri vardır.
* * *
Kim başkalarını yenmek istiyorsa, önce kendini yenmelidir.
* * *
4 Mart 2012
Mutluluk takvimi
Sürekli bindiğin aracın masrafına katıl.
Günü yakala.
Ellerin temiz olsun.
Tuzu az kullan.* * *
Şimdi gittiğin gibiyim
Bu şehirde
Sancılanır her saat
Sensiz yüreğim
Bir düş gibi büyürsün
Islak gecelerimde
İnadına sever
İnadına beklerim
Şimdi yaslı dağlar gibi
Yokluğun
Gittiğin yolda kaldı
Yorgun gözlerim
Ben benim birtanem
Gönlümde efsanem
İnadına bekler
İnadına özlerim
Hakkı YALÇIN