Can!

Eklenme Tarihi 7 Mart 2025

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

GENCECİK çocukları bir hiç uğruna hatta bir tane sigara için öldürenler var. Sokak çeteleri, beslenen cehaletin sürüleri.
Ellerini hırsızlık ve bıçak saplamak için kullanıyorlar da şehrin her tarafındalar.
Semt pazarlarının içinde, kapıların önünde. At izi it izine karışmış kimsenin umurunda değil.
Öldürülen çocukların tırnak acısı bile değerliyken, ölen çocukların ailelerini düşünün, evlat acısına mı yansınlar, verdikleri emeklerin bıçak darbelerine gitmesine mi?

***

Uyuşturucu, kumar bağımlılığı, beleş hayat özlemi ve sosyal medyadaki linç çeteleri bütün çocukların tehlike altında olduğunun resmidir. Bir emekli savcı bile otomobilinden inip evine giderken yaşadığı tedirginliği dile getiriyorsa ne diyebiliriz ki artık! İstanbul bir katran kazanı. İstanbul gerçek bir bataklık artık.

***

Adaletle kurulan bağlar zayıfladıkça kötülük güçlendi ve kendi kurallarını icat etti.
Para insan canından daha değerli hale geldi. İnsanları dolandıran ağalara dokunulmadı, bahis baronları ve kara para kasaları kulüplerin içine girdi ve ilham perisi rolüne soyundu, sanat adı altında zehirler bilinçaltına enjekte edildi.
Ahlaki değerler ve gelenekler lağvedilirken, iyiliği ibadet sayanların yerini kötülüğü kudret sananlar aldı.
Çünkü insanlar yasalar önünde eşit değil. Bugün "kötülük mü iyilik mi?" konulu bir anket düzenlense kötülük açık ara önde gider.
Geri dönüşümü de "felaket görüntülerle" izliyoruz zaten!

***

Allah'ını unutup paraya tapanları görüyoruz, vahşetini kutlayanları.
Bir genç kızın kafasını kesip yola fırlatanları, yangından mal kaçıranları, sellerden ganimet toplayanları, yetimin öksüzün kanını emenleri, engelli insanlara saldıranları, yaşlı kadınların emekli maaşını çalanları. Ve bütün bunlara karşılık pis pis sırıtan vicdansızlığı görüyoruz.

***

Biz böyle görmemiştik! Bir zamanlar kimseye kötülük yapmamış olmak bile değerliydi.
Şimdi kötülüklere arka çıkmak için oluşturulan düzene "zamanın ruhu" diyorlar ya kötülük karşısında tarihi bir yenilgidir bu.
O yüzden yayılan yozlaşmanın damarlarında tedavisi imkansız bir hastalık dolaşıyor.
Müsait olanı kötüye dönüştüren bir hayatta insanlığını kaybedenlerin en kolay kazandıkları şey para!
En kolay aldıkları da "can!"

MUTLULUK TAKVİMİ
Aklına komik bir şey gelirse söyle.
Mahalle ortasında iftar yap.
Her meselede vicdanını sorgula.

Bu ayrılık kim bilir
Bizden neler alacak
Bu yangın gecelere
Alışana kadar
Anılar her fırsatta
Kapımızı çalacak
Yeni bir hayata
Karışana kadar

Yarım kalan aşkların
Hikayesi çok derin
Suç ortağı olduk biz
Verdiğimiz sözlerin

Bu aşkın adı yaralı
Dilim hala dualı
Bir daha ne zaman
Karşılaşır
İki kadersiz sevdalı
Hakkı YALÇIN

Bir kere de müzik emekçilerinin kanını emen yarasaların üzerini arasalar!

Alta Gracia!
Lise yıllarımdan kalan çok özel bir şarkıdır, Oscar Harris'in seslendirdiği Alta Gracia. Şarkının videosunun altında bir yorumum durur. "Ölümsüz aşkların şarkısıdır Alta Gracia. Kar yağarken sokak lambalarının ışığında, yazın denizlerin dalgalarında. Belki şiir defterlerinin arasındaki kurumuş çiçeklerde. Ama en güzeli kirlenmemiş yüreklerde." Arada açıp dinlerim, o tertemiz yılların anısına.