İstanbul'un ayazı paltolu insanların bile içine işlerken, 13 yaşındaki çocuğun üzerinde bir atlet ve don var, ayakları da çıplak. İnsanlar seyrediyor.
Reyhan Aydın adlı anne bu sahneye dayanamıyor ve çocuğun yanına yaklaşıyor. "Niye bu haldesin?" Çocuk, "Bana tinerciler saldırdı" diyor, "eşyalarımı da çaldılar."
Kadının içi cız ediyor, "Senin kimsen yok mu?" Çocuk, cevap çanağının içini siyah renklerle dolduruyor. "Annemle babam öldüler, geçen sene kamyon çarptı."
Reyhan Aydın adlı anne daha fazla dayanamıyor, çocuğu kucağına alıp, minibüse bindiriyor.
İnsanlık ölmemiş daha!
Minibüsteki yolculardan biri üzerindeki kazağı çıkartıp, çocuğa giydiriyor.
Kadın ve çocuk, Balmumcu'daki Tombak Cafe'ye geliyorlar. Çalışanlar, tanıdıkları müşterilerinin kucağındaki hüzünlü resme garip gözlerle bakıyor.
Sonrasında hummalı bir koşuşturma.
Önce sıcak bir çorba, sonra çocuğu giydiriyorlar.
Düşlerine de sıcak bir yorgan...
Polise haber veriliyor.
Beşiktaş Çocuk Şubesi'nden görevli polisler anında çocuğun yanında.
Polislerden önce baba şefkati, sonra yalan yağmuruna şemsiye!
Çocuğun bütün yalanları birer birer dökülüyor ama mesele dramatik.
Çocuğu çıplak halde bırakan anne ve babadan kurulu "zalimlik çetesi!" var.
Anne çocuğunu izlemekle görevli, baba evde ganimet bekliyor.
Polisler, çocuktan annesinin telefonunu alıyor ve karakola davet ediyorlar.
Çocuk hıçkıra hıçkıra ağlıyor. "Ne olur beni onlara teslim etmeyin.
Yakalandım diye beni döverler!"
Suçüstü yakalanan bu çocuğun ailesine yasaların vereceği cezalar belli.
Yasaların böyle ailelere nasıl cesaret verdiği de belli.
O çocuk, şimdi kim bilir hangi sokakta, hangi role soyunduruldu?
Harcanan çocukluğunun bedelini, kim bilir kaç yıl sonra, topluma ödetecek.
Bir çocuk bir mahalleyi cennete çevirir.
Bir çocuk, gerektiğinde bir ülkeyi cehenneme çevirir.
Bugünün zalim büyüklerine bakın,
mutlaka çocukluğunda işlemiştir o cinayeti
* * *
TEDBİR!
Mahkemede sanık sandalyesinde oturan kadına hakim sordu.
"Kocanızı neden ok ve yayla öldürdünüz?
Kadın başını öne eğip cevap verdi.
"Çocuklarımı uyandırmak istemedim hakim bey."
* * *
Umut mutluluktan alınmış bir miktar borçtur.
* * *
Bir mücadele adamı Rauf Denktaş'ı kaybettik... Allah rahmet eylesin.
* * *
15 Ocak 2012
Mutluluk takvimi
Kuşlara yem at.
Hapishaneye kitap gönder.
Bebekleri kokla.* * *
Başka tene bulaşmış
Kirli sabahların var
Senin boyunu aşmış
Büyük günahların var
Bir leke gibi kalsın
Alnında ihanetin
Mahşere dek sürecek
Bendeki bu nefretin
Koptuğu yerde bırak
Bu masal böyle bitsin
Bir zaman her şeyimdin
Artık hiçbir şeyimsin
Hakkı YALÇIN