Neredeyse "şövalye" sayılacak.
Bu sevgi gösterisinin tek nedeni var, istifa!
Bu kadar sevildiğini bilse, "çoktan giderdi" emin olun.
Şimdiki soru, "CHP'nin yeni genel başkanı kim olacak?"
Deniz gitse de, tortusu kalır.
Deniz Baykal'ın CHP'de güçlü, CHP'nin ülkede güçsüz olmasının sebepleri de, aynen yerinde duruyor.
Milletin anasını ağlatanlar, sözde Deniz Baykal'a, özde kendi çıkarlarına ağlıyorlar.
Onlar ki, parti içi demokrasiye bile izin vermeyen, CHP'nin ülkeye hizmet aşkının önünü kesenler.
Bu partinin asli sorunları!
CHP'ye oy verenlere sorun, "Kemal Kılıçdaroğlu" der.
Ama son yıllarda CHP'de hiçbir zaman halkın dediği olmamıştır.
O yüzden de, CHP halkın değil, delegelerin partisi olarak hep muhalefette kalmıştır.
Çünkü CHP'yi yönetenler, halkı yönetmenin tarafında durmuyorlar ki.
CHP; geleceğe kollarını açıp, halkın yarasını saracak bir parti olmak istiyorsa.
Deniz Baykal çemberini oluşturanların da, gitmesini beklemek zorunda.
CHP'de ömürlerini tüketmekle kalmayıp...
Halkın da ömrünü tüketenlerin.
Dikkat edin, en çok onlar konuşuyorlar.
Onlar ki, Deniz Baykal korosu olarak, bizlere CHP'nin gizini söylüyorlar. "Biz kimi istersek genel başkan o olur!"
Biz de diyoruz ki...
Kim genel başkan olursa olsun.
Deniz Baykal'ın yanlışları için; özür dilemedikçe...
Parti içi demokrasinin önünü açıp, Deniz Baykal'a benzemediğini ilan etmedikçe.
CHP toplum partisi olamayacaktır. "Deniz Baykal'ın eski korosu" olarak kalmayı sürdürecektir.
* * *
Gözlerim gülmüyor
Eskisi gibi
Aklımdan yaşanmış
Günler geçiyor
Şimdi sevgimizin
Hasat zamanı
Ben ektim sevgiyi
Eller biçiyor
Sayfalar dolusu
Mektuplar yazdım
Kalbim kan ağlıyor
Dilim susuyor
Vefasız sevgilim
Ellerin olmuş
Bıraktığım yerde
Yeller esiyor
Hakkı YALÇIN
* * *
Mutluluk Takvimi
14 Mayıs 2010
Dostunun kıymetini bil.
Bir şey isterken 'lütfen' de.
Huzurevine sürpriz ziyaret yap.* * *
Mankenlerin bacaklarına çocukların gözlerinden daha çok değer veren medya sisteminde.
Seks kaseti gündemi değiştirecektir.
* * *
Gerçek hizmet
1 Mayıs Meydanı." Şehirlerle, sokaklarla bu kadar oynamanın anlamı yok. Taksim'de öldürülen insanların anısını yaşatmak istiyorlarsa. Önce katilleri yakalamak için, "devlete baskı" yapsınlar ki. Gerçek hizmet neymiş görelim!
* * *
Kişisel çıkar her dili konuşur, her kılığa girer.