CANLI YAYIN

B'aşka Fener

Eklenme Tarihi 05 Ekim 2012
Dün gece yönünü galibiyete çevirmiş bir Fenerbahçe vardı.
Ahım şahım bir futbol oynamadı ama önceki maçlarda eksik olan ne varsa, dün birazı tamamlanmıştı.
Harika bir sonuçla döndü.

* * *
Yine de alışkınlıklardan vazgeçmek kolay olmuyor. Fenerbahçe'nin ihtiraslı bir başlangıcı var, kesin gol atacak diyorsunuz.
Rakibin kuzu gibi bir duruşu var, bu takım Fenerbahçe'nin üzerine gidemez diyorsunuz. Fenerbahçe buyur ediyor, golü de seyrediyor.

* * *
Golden sonra direniş matinesi başladı da, rakibin boyaları aktı.
Duran toplar, Fenerbahçeli futbolcuların koşularından daha değerliydi sanki.
Cristian'ın harika golüne baktım da.
Bir hafta önce dışlanmış bir adamla düşeş atmak gibi geldi. Adamları kaybetmek yerine, kazanmanın değerini göstermek açısından ders kitabı gibi...

* * *
Elinde o kadar usta varken, ikinci yarıda Fenerbahçe'nin içe dönük halini yine yadırgadım.
Rakibin hırpani pozisyonlarını bile, kendi kalesinde tehlikeli davete çeviren bonkörlüğünü, gelecek maçların tehlike anonsu kabul ettim.
Atılan goller, rakibin ne kadar kof olduğu üzerine gidildiği zaman anlaşılıyor gerçeğiyle noktalansa da, Fenerbahçe'nin yediği ikinci gol de, kof savunma gerçeğiyle noktalandı.
Dün gece Meireles'in mücadelesine parantez açtım. Gökhan'ın içtenliğine tam puan verdim.
Caner ve Cristian'ı alkışladım.

* * *
Rakip ne kadar "sıradan" olsa da, Fenerbahçeli futbolcular iyi mücadele etti. Belli ki galibiyet için eğitilmiş bir futbol takımı vardı dün gece.
Ne olursa olsun deplasmanda kazanılmış bir zaferdi.
Bunun adını kendine dönmenin başlangıcı sayalım.

* * *
Üniversitede okuyor olsaydım, yazımın başlığını "Alex'e karşı omuz omuza" koyardım.
Şimdi niye mi koymadım?
O zaman da emeğe saygım vardı, şimdi de var. Dün geceki "B'aşka Fener'e" duyduğum saygı kadar...