Yüreklerin yarısı çığlık olur, yarısı suskunluk.
Kimyasal silah denen kansızlık icadı, sokakları kana bulayıp geçer.
***
Kimyasal silahın babasıdır Amerika!
Hiroşima'dan sonra kimyasal silah kullanan bütün aşağılık devletlerine ilham vermiştir.
Yetmemiş! Sırtını sıvazladığı gibi puştlara cesaret vermiştir.
Esad; içinden elini çektiği kirli bir Amerikan eldivenidir.
***
Amerika, Suriye'ye bomba yağdırdı. Bir kereliğine!
Bunlar yıllardır izlediğimiz klasik sahneler.
Ne yani, o çocukların kimyasal silah kullanmadan öldürülmelerinde sakınca görmeyenler, şimdi ayağa mı kalktı?
Ladin'ini ininde bulup imha edenler, orta yerde duran Esad'a her türlü imkanı sağladıktan sonra, bomba yağdırmakla düzeni mi değiştirecek?
Körfez Savaşı'ndaki Amerikan duruşunu hatırlayın.
Esad gibi etten bir kuklanın var olması, yaşamasından daha değerlidir.
Amerika'nın azarlama biçimi böyledir.
Çünkü Amerika ve Avrupa ülkeleri Ortadoğu'daki çocukların ölüsünü sevdi, dirisini değil.
O çocukların ölüsünü yaprak gibi süpüren düzene el verdi, barışa ve huzura değil.
O coğrafyayı ölümlerin sebebi saymaları menfaatleri icabıdır.
O yüzden zalim zalime yakındır.
Kimyasal silahların rotasını da onlar belirler. Şerefsizliğin derinliğinde gelişen kanlı siyaseti de.
***
Dünya bir yalan yumağı.
Esad gibileri dünyanın silahla geçinen ülkelerini yüklü alışverişlerle tavlarlar.
Manzaranın sadece renkleri değişir, en çok da kan kırmızı.
Çocukları geri vermez bombalar, hatta yenilerine davetiye bastırır.
Onları uyurken bile avlarlar.
***
Nasılsa bahanesi küldür yakılan her şeyin. Esad gibilerine de ödüldür yağdırılan bombalar.
Ne demek istediğimi gelecek zamanlarda daha iyi anlarsınız!
Enerji devriminin bakanı
Bir enerji devrimi yaşanıyor.
İlk kez bir Enerji Bakanı'nın geleceğe yönelik bu denli sistemli bir uğraş verdiğini görüyorum.
Gelecek yıllar dünyanın karanlığını anons ederken ülkeyi aydınlıkta tutmak için yeni stratejiler geliştiren Berat Albayrak'ın medyaya sunumlarındaki ışık etkileyici.
Dünyanın bizlere sunduğu nimetleri yerli kaynak olarak görmekle, güneş enerjisini tamamlayıp, rüzgarı bünyesine almakla "milli enerjinin gücünü" geleceğin ışığı haline getirmek büyük iş.
Türkiye jeofizik haritası 2018 yılında tamamlayacak. Güneş her yerden doğacak, rüzgar tersine esmeyecek artık.