"Çocuğunuz hastaysa onu kurtarmak için patronunuzla yatar mısınız?" O sırada 1001 gece masallarını konu alan bir televizyon dizisinde bu mesele okkalı biçimde işlenmişti ve getirisi bekleniyordu.
Bir anneyi en zayıf yerinden yakalayan ankette, kadınların aşağılanmasıyla annelik duygusu harman edilmişti de.
Bir anneyi en zayıf anında yatağa atan işadamı gerçeği meselede konu bile olmamıştı.
Onursuzluğun getirisinden hiçbir zaman rahatsızlık duyulmadığı için.
***
Televizyonlar aldıkları cevapla anketi amacına ulaştırmıştı.
"Tabii ki yatarım!" Ve soysuzluğun nasıl filiz verdiğini dün gibi hatırlıyorum.
Anket sonuçlarının bir hafta sonrasıydı.
Adana'da ilkokul öğrencisi bir erkek çocuğu sınıftaki kız öğrenciye yaptığı teklif yaptı.
"Bir gece benimle ol, sana 300 dolar!" Ahlaksız ekran müteahhitlerinin amacına ulaştığının belgesiydi bu.
***
Ahlak çürümesinin önünü açanlar, paranın gücüne yenik düşmek için her türlü siparişi kabul ettirdiler.
Şehveti besleyen parasal hislerin dağıtımıyla zemin yerine oturdu.
Çocukluğun masum kaleleri zapt edildi.
Namussuzluğun dehlizinde kim bilir kaç insanı kaybettik?
***
Ben hala mazinin tarlalarında dolaşmayı seviyorum.
1960'lı yıllarda dergilerde yayınlanan "Gönül Postası" mektuplarına bakın.
"25 yaşında yüksek tahsilini tamamlamış bir köylü çocuğuyum. Tahsilim sırasında bir aile ile tanıştım, beni kendi çocukları gibi severler. Ben de bu ailenin kızını uzun zamandan beri severim. Fakat aileye açılma cesaretini bulamadım. Reddetmeleri izzeti nefsime de ağır gelecektir. Bu yüzden kararsızım!" Cevap: Açılmanızda yarar var.
***
"Talebeyim. Yanımızdaki mektepten bir kızı seviyorum. Fakat büyük bir hata işledim. Birbirimize resimlerimizi vermiştik, onun verdiği resmi yırttım. Halbu ki o yırtmamış. Özür dilemem lazım mı?" Cevap: Önce resmi niye yırttığınızı açıklamak zorundasınız.
***
"3 yıldır evliyim, mobilyacıyım. Halen askerliğimi yapıyorum. Askerlikten sonra İstanbul'a gitmeye karar verdik. Acaba bu düşüncemiz doğru mu?" Cevap: Hayatınızı kazanmak üzere başka bir yere gitmeniz doğru. Fakat İstanbul'a gelmenizi doğru bulmuyoruz.
Çünkü İstanbul'da mobilyacı çoktur.
***
Şimdiki gençlerin alay konusu edeceği bu mektuplarda neler gizli olduğunu beyefendiler bilir, hanımefendiler.
Televizyon dizilerine ve sosyal medyaya kurban olanlar değil.
AKILLI!
Amerika'da büyük bir ticari firma kendi personeli arasında "en parlak ve ekonomik proje yarışması" düzenledi. Yarışmanın birincisine de 10 bin dolar ikramiye koydu. Yarışmayı genç bir çalışan kazandı. Gelecek yıl yarışmanın ikramiyesinin bin dolara indirilmesini önerdiği için.
Mutluluk Takvimi
* Cam kenarındaki çiçeklerle konuş.
* Bağcıksız ayakkabı kullan.
* Kredi limitini aşma.
Şimdi senden kalanları
Söylemeyi isterdim
O en masum yalanları
Affetmeni beklerdim
Bilemezdin
Hasretini yorgan yaptığımı
Üşüdüğüm gecelere
Göremezdin
Anılara nöbet tuttuğumu
Vurulduğum gözlerine
Döndüğümde gitmiştin
Her şeyi bitirmiştin
Sadece şehri değil
Beni de terk etmiştin
Hakkı YALÇIN