Şampiyonlar Ligi grubunda son 2 maç öncesi 4 puanı olan sarı kırmızılılar'ın bu maçtan alacakları 3 puan 2.lik için büyük bir avantaj olacak 1 puan ise 3.lük için iddiasını sürdürmesini sağlayacaktı. Kaybedecek bir şeyi olmayan
Hamza hocanın risk almasını beklerdim. Oyunun temposu başlarda rakipteydi. Pek net pozisyon bulamasalar da kontrol onlardaydı.
Galatasaray ilk ciddi pozisyonuna 21. dakikada girdi ama golü bulamadı. Bu dakikalarda oyunun hakimi
Galatasaray'dı. Arka arkaya gelen kornerlerde golü bulamadık. İkinci yarıya etkili başlayan rakip 52.dakikada
Jonas'la galibiyet golünü buldu. Bu dakikalarda maçta tansiyon biraz yükseldiği sırada özellikle ilk yarıda
Burak ve ikinci yarıda da Selçuk, gördükleri gereksiz sarı kartlarla cezalı duruma düşerek Atletico Madrid deplasmanında maalesef takımdaki yerlerini alamayacaklar. Neyse ki 58. dakikada tam demorolize olacakken yıldız oyuncumuz
Podolski'nin golüyle bir oh çektik. Galatasaray'ın kendisine gelmesi için illa gol yemesi gerekiyormuş gibi yine aynı sey oldu. Rakibin ikinci golü de 66. dakikada yine duran bir top sonrası yaşanan karambolden sonra tecrübeli Luisao'dan geldi. Bilal-Yasin değişikliğiyle ilk hamlesini yapan Hamza hoca son kozlarıni da
Emre Çolak ve Umut'u alarak oynadı. Denayer ve Burak çıkan isimlerdi. Rakibin etkili pozisyonlarda Muslera geçit vermedi. Rakibin etkili ismi Gaitan'da 85.dakikada kırmızı kartla oyun dışı kaldı.
Ama bir şey değişmedi bizim için. Son dakikada Yasin yüzde yüz pozisyonu gol yapabilse 2.'lik için umudumuz sürebilirdi.
MAÇIN EN İYİSİ MUSLERA
Kalesinde devleşti. Çok iyi bir maç çıkardı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ BİLAL
Orta sahada istenilen pasları dağıtamadı.