Dedikodular sınır tanımasa da YALIDAN taşan pek bir şey olmadı.
Fazla önemsediğim için olsa gerek orada bulunan SEÇKİN konuklardan birine ulaşıp MERAKIMI aktardım.
Cevapları alınca da "Bu kadar kolay olmasını beklemiyordum" diyerek kendime kızdım. Yine de PAZAR günü yapılacak en iyi şeyi yaptığımı düşündüm. Neyse...
İsterseniz önce SAHİR EROZAN'dan başlayalım. Öyle ya Biden, Erdoğan'dan daha çok zamanı BEYEFENDİNİN davetine ayırdı.
Sadece Erdoğan'da değil, çevre ülke liderlerine de bu kadar cömert davranmamıştı. Belli ki EROZAN önemliydi.
Genç yaşta ABD'ye giden Sahir Erozan, ünlü şair, yazar, yayıncı ve politikacı olan CELAL SAHİR EROZAN'ın torunuydu. AŞK VE KADIN şairi olarak bilinen Erozan, Atatürk'ün yakın çevresinde yer aldı.
Renkli bir hayatı vardı.
CUMHURİYET GAZETESİ'nin sahiplerinden Berrin NADİ'nin babasıydı. Üç eşi oldu. İlk evliliğinden doğan çocukları yaşamadı. Sadece bir çocuğu hayatta kaldı. O da yalı sahibi Erozan'ın babasıydı.
Ünlü isimleri evinde toplayabilen EROZAN ailenin soyadını taşıyan tek ismi. İTÜ'yü bitiremeyince ABD'ye gitti. Ailede herkes DOKTORA yaparken o ticarete atıldı. Kısa zaman içinde WASHINGTON'da tanınmış isimlerin geldiği mekanlara imza attı.
En yakın dostu Beyaz Saray eski sözcüsü JAMES RUBIN ile CNN'in ünlü muhabiri Christiane Amanpour'du... Bu ünlü karı-koca, politikaya meraklı olan dostları Erozan'ı CLINTON'la tanıştırdı. ABD vatandaşı ve DEMOKRAT Parti üyesi olan Erozan'da düşündüklerini Clinton'a anlattı. Partiye yardım da yaptı. Şanslıydı. İlk desteklediği isim BAŞKAN seçilmişti...
Sınırötesi ilişkileri olan EROZAN, o gece Biden'la birlikte birçok önemli TÜRK'ü de yalısında ağırlamıştı. Bu isimler açıklanmasa da ne zaman TV'de görsem "güven veriyor" diye düşündüğüm bir dostuma ulaştım:
Siz de orada mıydınız? Gülerek cevap verdi: Kanbersiz düğün olur mu?
Ne soracağımı düşünürken "Çok şey konuşuldu o gece" dedi. Top artık ayağımdaydı. Çok iyi PAS almıştım.
Ne konuştunuz peki?
Biden, öncelikle Türkiye-İsrail arasındaki soğukluktan çok şikayetçi oldu. Bunu sık sık dile getirdi. Mavi Marmara faciasına rağmen ilişkilerin bir an önce düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Bunun için de Türkiye'den arabuluculara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Yani ana gündem İsrail'di!
"Önemli konulardan biri" diyelim. Sadece İsrail'i değil tüm bölgeyi konuştuk.
İran konusu geçti mi?
Geçmez mi! Türkiye ve Brezilya'nın BM'de İran'a sahip çıkmasına çok bozulmuş. "Bunu anlamakta zorluk çekiyoruz" dedi.
Türkiye'nin bir an önce eski kulvarına gelmesini diledi... Hep bölge için en önemli unsur TÜRKİYE vurgusu yaptı...
Başka?
Aslında ne söylediyse tek tek gerçekleşti. Mesela o zaman MALATYA-KÜRECİK radar işi yoktu. Ama çok istediklerini ve yakında sonuç alacaklarını söyledi.
Öyle de oldu. Irak'tan çekildikten sonra Türkiye'nin hamlelerini yakından izleyeceklerini paylaştı...
Bölgeye bakışları nasıldı?
Bizim ARAP BAHARI dediğimiz şeye o ARAP RÖNESANSI diyordu. Bunun daha yeni başladığını ve nerede duracağını kimsenin bilmediğini belirtti. Ama "BAHREYN ve KÖRFEZ bundan etkilenecek" diyerek öngörüsünü bizlere aktardı.
Suriye'yi pas mı geçti?
"Bu konu daha önemli ama bir o kadar da karışık" yorumunu yaptı. "Beklemek şart. Kimse önünü göremiyor. Türkiye'nin yapacakları değerli" diye değerlendirdi.
Türkiye için ne düşünüyor?
İlişkilerin hızla tamir edildiğini...
Tezkereden sonra gelen yırtılma aşılıyormuş. İşbirliği ve yeni bölge için TÜRKİYE'siz yapamayacaklarını söyledi...
Kimler katıldı davete?
Ben davet sahibi olmadığım için isim veremem. Ama her katılan önemliydi.
Başbakan Erdoğan'ın sağlığı gündeme geldi mi?
Bu soruya cevap vermek istemiyorum. Doğru da olmaz...
"Bir yıl süresi kaldı" sözü dedikodu mu? Biden böyle bir söz etti mi?
Bilmiyorum!
Her soruya açık açık cevap verdiği yazıldı. Bunları konuşmadınız mı? Basına yansıyan isimlerin dışında bilinmeyen SÜRPRİZ misafirler var mıydı?
Açık konuştu ama yazılmamak kaydıyla.
Sen yazmak istiyorsun. Seni anlıyorum ama paylaşma şansım yok.
Çok şey konuşuldu. Farkındaysan 4 Türk gazeteci de bir şey yazmadı. Herkes FAIRPLAY'e uydu...
Sizin çıkardığınız sonuç ne?
Bence Amerikalılar Türkiye'yi bizden daha iyi tanıyor. Yeni politikalarından söz etti. PASİFİK vurgusu yaptı. Burada güven içinde var olmak için Türkiye'ye muhtaçlar...
Eğer Türkiye bu şansı iyi kullanırsa FIRLAR GİDER... Ya da kendi kurallarını koyarak zamanla da olsa istediğini yapar... Devir Türk devri...
Bunu ABD'liler söylüyor. Ben değil...