CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

Neler oluyor!

Eklenme Tarihi 09 Şubat 2012
MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile eski Müsteşar Emre Taner ve Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş'in ŞÜPHELİ sıfatıyla ifadeye çağrılması TANSİYONU bir anda yükseltti.
MİT'çileri, 407 numaralı odanın yeni sahibi İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı SADRETTİN SARIKAYA davet etti.
Sarıkaya, Zekeriya Öz'den boşalan odanın yeni patronuydu.
Peki, ne oldu da savcı harekete geçti?
Gelin hep birlikte hafıza tazeleyelim...
Çünkü dün olup bitenler büyük fotoğrafı görmemize yetmez.
Geçtiğimiz ARALIK ayında KCK operasyonu yapıldı.
Bu dalgada aralarında MUHABİRLERİN de olduğu 48 kişi gözaltına alındı.
Bu muhabirlerden birisi polis sorgusundan sonra savcılıktan serbest bırakıldı...
Çünkü O, MİT'e çalışan istihbarat elemanıydı...
Bunu polisten sonra savcıya da anlattı.
Hatta Kuzey Irak'ta BAZI OPERASYONLARIN içinde yer aldığı da iddia edildi.
Haklı olarak POLİS bunu not etti.
Gözaltına alınan KCK sorumlularından 5'i de onun gibiydi...
Yani MİT'e çalışıyorlardı.
Bu da çok doğaldı.
Polis, bunları KCK statüsüne alıp sorguladı.
Herkes sorguda YAPTIKLARINI tek tek anlattı.
Bazı elemanların GÖREVLERİNDEN büyük işlere kalkıştığı ileri sürüldü.
Bu noktada POLİS-MİT arasında yetki ve koordinat tartışması başladı.
Kimin görevi nerede başlayıp nerede bitiyordu?
Bu tartışma içten içe büyüdü.
Daha sonra itişme SAVCIYA kadar gitti.
Özgür ve bağımsız olan SAVCI da elindeki dosyalara bakarak MİT'çilere "GELİN" dedi.
Çünkü ortada bir de tutuklanan avukatların şikayeti vardı.
Kimse buna sırtını dönemezdi.
Başbakan Erdoğan'ın ARAP BAHARI turuna çıktığı sırada basına sızan OSLO'daki MİT- PKK görüşmesi de dosyada yerini almıştı.
İlginçtir, Erdoğan geziden bir gün önce yetkili bakanlar ve komutanlar ile HAREKAT toplantısı yapmıştı!...
NEYSE...
Bir de bunların üzerine derin acı veren ULUDERE FACİASI yaşanmıştı...
Saat başı gündemin değiştiği Türkiye'de SORU bitmiyordu.
Sadece cevapları bulmak zaman alıyordu...
Savcı ve polis görevini yaparken acaba TÜRKİYE bir şeyleri kaçırıyor muydu?
Erdoğan tarafından görev süresi 4 kez uzatılan Emre Taner, Irak'ı en iyi bilen istihbaratçı olarak tanınıyordu. Molla Mustafa Barzani'den, Talabani'ye kadar oturup kalkmadığı insan yoktu.
Bölgede yapılan HUKUKSUZ işleri yakından takip etmişti. Silahlı mücadeleyi TEK YOL olarak görmüyordu. Çözüm "DEMOKRASİDE" diyordu.
Mayıs 2010'da emekli oldu.
Ancak kenara çekilmedi. ARAP BAHARI'nın birçok sahnesinde o vardı.
Bunu içeriyi karıştırmak isteyen güçler çok iyi biliyordu.
Zaten Türkiye, bölgede kendisine biçilen ROLÜ reddettikçe başı beladan kurtulmuyordu...
ARAP BAHARI, Suriye'den sonra KUVEYT, ÜRDÜN, LÜBNAN ve BAHREYN'e gelmek üzere hazırlık yaparken, ateşin kıyısındaki TÜRKİYE'nin içeride kurumlar arasında birliği sağlaması şart...
Ne MİT, ne polis, ne yargı, ne de siyaset hata yapmamalı...
El ele geleceğe yürümek için UYANIK olmalıyız...
Etraf BUBİ tuzağı dolu...
DİKKAT...