CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

Kunstadter vakası

Eklenme Tarihi 15 Kasım 2011
Şimdiye kadar kimsenin yazdığıyla çizdiğiyle ilgilenmedim.
Bire bir kimseyi muhatap almadım, almayı da düşünmüyorum.
Ancak önceki gün bir internet sitesinde çıkan bir yazı dikkatimi çekti. İki gün bekledim aksini yazan çıkacak mı diye...
Çıt çıkmadı.
Kimse bir şey söylemeyince ben de kayıtlara girsin diye birkaç satır karalamaya karar verdim...
Ergenekon tutuklusu avukat Serdar Öztürk, SİLİVRİ'de yazdığı bir kitapta 2000'li yıllarda Türkiye'de görev yapan CIA AJANI John Kunstadter'i mercek altına almış...
İnternet sitesindeki yazıda da Öztürk'ün kaleme aldığı kitap güzel bir özetle tanıtılmış...
Kitapta KUNSTADTER'in Ergenekon'un arkasındaki isim olduğu ve bu planı 2000'lerin başında MİT, Emniyet ve Genelkurmay'a kabul ettiremediğini ancak birkaç yıl sonra yani AK Parti iktidarından sonra gerekeni yaptığı iddia ediliyor. Ve bu planın kabulüyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin can derdine düşürüldüğünü, Irak'ın kuzeyinde bir KÜRT devletinin kurulması için temel atıldığını ve Türkiye'nin bölünmeye doğru gittiğini ileri sürüyor...
Yazar bu tezini de CIA ajanı KUNSTADTER'in bir siyasetçiye söylediği "Kemalizm, Türk halkının da dünyanın da önünde engeldir; artık güçlenmesine izin verilmemeli" sözüyle destekliyor...
Her görüşe olduğu gibi Avukat-Yazar Serdar Öztürk'ün de yazdıklarına saygımız var. Ancak saygımızın olması yazının düzeltilmeye muhtaç yanlarının olmadığı anlamına gelmez.
İsterseniz ben de Öztürk'ün bıraktığı yerden devam edeyim...
John Kunstadter, o yıllarda Amerikan Elçiliği'nin siyasi işlerden sorumlu müsteşarıydı...
Görev başındayken hem iktidar, hem de muhalefetle görüşüp CIA'ya ayrıntılı raporlar verirdi. Elçiliğin 3 NUMARALI adamı olduğu için de çok rahat hareket ederdi. Bu nedenle birçok politikacı, işadamı, gazeteci ve finansçı ile yakınlık kurmuştu.
İlginçtir BAY KUNSTADTER'in kendisine yakın bulduğu bütün dostları STATÜKO'dan yana olan isimlerdi. Burada tek tek isim saymak istemiyorum, (şimdilik)...
Genelkurmay'a çok yakındı. Çok sık görüştüğü ASKERLER vardı. Ve ne yazık ki bunların çoğu DARBEYE inanan isimlerdi...
3 nolu isim aslen finansçı olduğu için Türkiye'den birçok işadamını ABD'ye taşıdı.. Parasal bağlantılar kurup büyümelerini sağladı. Yabancı fonların buradaki SEÇİLMİŞ bazı isimlere aktarılmasını sağladı. Bazı bankaların büyük bankalarla ilişkisine yardımcı oldu.
En büyük özelliği SORUNLU KİŞİLERLE oturup kalkmak olan müsteşar KÜRTLER'le de yakından ilgileniyordu. Türkiye'nin ETNİK-DİNİ problemlerini çok yakından takip ederdi.
Çok iyi Türkçe bilirdi.
Ahmet Türk gibi ılımlı bir isimle görüştükten sonra Nurettin Demirtaş gibi şahin bir KÜRT siyasetçiye gidip laf taşırdı. Ortalığı karıştırmakta üstüne yoktu. Her kesimden siyasetçiye yakın olmaya çalışırdı. Yeni kurulan AK Parti'ye de yanaştı. Gizli gündemini oralara taşımak istedi. Ancak bir geçit bulamadı.
Kunstadter, ERGENEKON operasyonunu başlatan değil yıllarca BU ÖRGÜTÜN üzerine gidilmesini engellemeye çalışan isimdi...
Müsteşar'ın operasyonlar gelmesin diye neler yaptıklarını FİLM yapsak anlatamayız ya... Neyse...
KUNSTADTER, kendisine yakın olan çok önemli iki işadamıyla bağlantısını hiç koparmadı. Birlikte DARBE yapamasalar da dostlukları hiç kesilmedi...
Ben Sayın Öztürk'ün kitabı yazarken kimlerden bilgi aldığını, kimler tarafından yanıltıldığını bilemem...
Ama internet sitesindeki yazıyı okuyunca aklıma "Acaba CIA'nın finansçısı Kunstadter'in yakını olan iki önemli işadamına da mı Silivri yolu gözüktü mü" diye düşünmeden edemedim. Çünkü bu adamla oturup kalkan birçok isim içeride de...