ABD eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Newsweek dergisinin 2005'te düzenlediği bir panelde, "Ortadoğu'da barışın en iyi yolu, bölgeyi Türkiye'ye geri vermek" demişti.

Daha sonra bunun bir espri olduğu iddia edilmişti. Kissinger'ın ömrü vefa etmese de, 20 yıl önce söylediği sözler gerçek oluyor. Ancak bir farkla. ABD, Ortadoğu'yu vermiyor, etkinliği küresel boyutlara ulaşan Türkiye doğal olarak bölgenin de patronu oluyordu. Trump yönetimi de bu gerçeği deklare etmek zorunda kalıyordu. ABD'nin yeni Ankara Büyükelçisi Thomas Barrack, "ABD, Suriye'nin bölünmesine karşı.
Batı, bir asır önce haritalar, manda yönetimleri, çizilmiş sınırlar ve yabancı yönetimler dayattı. Sykes-Picot Suriye'yi ve daha geniş bir bölgeyi barış için değil emperyal kazanç için böldü. Bu hata nesillere mal oldu. Artık Sykes-Picot bitti. Bölgede Türkiye, Körfez ülkeleri ve Avrupa ile beraber yol almak istiyoruz" sözleri de Amerikan medyasında "Ortadoğu'da artık patron Türkiye" şeklinde yorumlanıyordu. Uluslararası birçok araştırma gösteriyor ki, güçlenen Türkiye Ortadoğu'da barışın en büyük güvencesi. Gazze'deki soykırım, Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'i, Ortadoğu'nun istikrarsızlığı da 5 kıtayı etkiliyor. Artık bölgedeki acı bitmek zorunda. Türkiye'nin Suriye ve Irak gibi tüm Körfez ülkelerinde artan etkinliği, Sahra ülkelerindeki diplomatik gücünün tüm Afrika'ya yayılması yeni dönemin en büyük umudu. Başkan Erdoğan'ın stratejik hamleleri işte burada çok öne çıkıyor. İlk Afrika ziyaretini 2004'te başbakanlığı döneminde Mısır'a yapan Erdoğan, 30'a yakın kıta ülkesine gitti.
Afrika'daki güç Ortadoğu'daki etkimizi daha da artırıyordu. Kissinger 20 yıl önce espri yaparken, Türkiye'nin devlet geleneğini belli ki unutmuştu.

KUKLACI PES ETTİ
ALMAN Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi de korkuyla gerçekleri yazmaya başladı ve küresel etkisi artan Türkiye gerçeğini gördü. Gazete, "Türkiye, uluslararası arenada yükselen güç haline geldi.
Ankara, artık Avrupa için vazgeçilmez.
Bunu birçok örnekle açıklayabiliriz.
Türkiye, Başkan Erdoğan'ın görmek istediği konuma yükseldi. Bunu kabullenmek de her Avrupa ülkesi için öncelik" yorumunu yaptı. Ah be Alman medyası, kuklacının ipini biraz bırakınca ne de güzel oluyorsun!

ELDE NE WAR!
İÇ savaşlar uluslararası politikada yeni düzeni arıyor. BM üyesi 200 ülkeden 50'si iç savaş veya savaşta.
Kaos, gerilim ve savaşlar silah şirketleri için 'altın' değerinde olsa da küresel ekonomiye büyük zarar veriyor. Küresel ekonomi, savaş nedeniyle 2023 yılında 19 trilyon 100 milyar dolarlık bir zarar yaşadı.
Geçen yıl bu rakam 19 trilyon 500 milyar dolara çıktı. 2025 yılının henüz 5 ayı geride kalsa da, yıl sonuna kadar küresel ekonominin uğrayacağı zarar 21 trilyon dolar olarak ön görülüyor.

CESUR VE GÜZEL
3 GRAMMY ödüllü İngiliz şarkıcı Dua Lipa da, İsrail'in Gazze'deki soykırımına sessiz kalmadı. Daha önce "Çocukları diri diri yakmak asla haklı gösterilemez. Tüm dünya İsrail soykırımını durdurmak için harekete geçmeli. Lütfen Gazze ile dayanışmanızı gösterin" paylaşımı yapmıştı.
Şimdi de İngiliz hükümetine, İsrail'in katliamına "ortak olmayın" dedi.
Aldığı tehditleri de umursamadığını belirtti.
Önce Bella Hadid, birçok Hollywood yıldızını Gazze konusunda harekete geçirmişti. Şimdi de Dua Lipa, İngiliz şov dünyasını yüreklendirdi. İki cesur ve güzel kalbin mesajları, gerçeklerin daha da net görülmesini sağladı.

DÜNYANIN EN FAKİRİ
FRANSIZ Jerome Kerviel, 2007 ve 2008'de çalıştığı banka Societe Generale'i dolandırdı.
Bilgisayar sisteminde açık bulan Kerviel, 6 milyar 300 milyon doları hesabına geçirdi.
Sonra parayı farklı hesaplara dağıttı, ancak yakayı ele verdi. Yıllar süren davalar sonucu 2014 yılında tutuklandı.
Ancak Yüksek Mahkeme, onu 5 ay sonra serbest bıraktı ve bankanın da suçlu olduğuna hükmetti.
6 milyar 300 milyon dolarlık borcunu 3 yılda ödemesine karar verildi.
Yıl 2025. Jerome Kerviel borcunu ödeyemedi ve hala dünyanın en borçlu insanı olarak Paris'te yaşamını sürdürüyor.
PARANTEZ
2025 raporuna göre, 100 ülke IMF'ye borçlu.
12 ülke de para istiyor. Arjantin, 41 milyar dolarla en borçlu ülke. Bugün Arjantin hükümeti, ekonomi kararları için IMF'yi bekliyor.
Acı ama gerçek.
NOT: Türkiye, 2013 yılında IMF'ye olan borcunu bitirip yeni bir dönemi başlatmıştı.