DÜNYA, hızla değişiyor. Bu değişimin merkezlerinden biri de kuşkusuz Türkiye. Özellikle son yıllarda atılan adımlar, sadece haritada değil küresel dengelerde de bizi eşsiz bir noktaya taşıyor. Düşünün, sadece 4 saatlik bir uçuşla 67 ülkeye ulaşabiliyoruz.
Bu, 1.5 milyar kişi ve 25 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi demek.

Böyle bir potansiyelin tam ortasındayız. İşte bu yüzden Türkiye artık sadece bölgesel değil, küresel sistemin en önemli oyuncularından biri.
Küresel yansımanın somut örneklerinden biri de "Kalkınma Yolu Projesi". Türkiye'nin Katar, BAE ve Irak ile birlikte yürüttüğü bu dev proje, Basra Körfezi'ni Avrupa'ya bağlayacak ve 500 milyar dolarlık ticaretin yeni rotasını belirleyecek. Projenin kalbinde ise Irak'ın Basra kentindeki Faw Limanı var. Limandaki çalışmaların büyük bir çoğunluğu tamamlandı.
Faw'dan başlayıp Avrupa'ya uzanan bu hat, Çin'in İpek Yolu vizyonunun modern bir yansıması. Ve bu güzergâh, Süveyş Kanalı'na kıyasla hem daha kısa hem daha ekonomik. Bu da yeni bir dönemin başlangıcı demek. Gelişmeler elbette sadece bölge ülkelerinin değil, Washington'ın da dikkatinden kaçmıyor.
CIA'in gölge düşünce kuruluşu Stratfor'un projeyi yakından takip etmesi boşuna değil.
Hatta Stratfor'un Beyaz Saray'a "Türkiye ile sorunsuz ortaklık, ABD için alternatifsizdir.
Yükselen güç Türkiye, Kalkınma Yolu Projesi ile daha da etkin hale gelecek" mesajını iletti.
Bu, Türkiye'nin ne kadar stratejik planlar yaptığının da kanıtı.
DAVID BECK'HAM' YAPTI!
DAVID ve Victoria Beckham çiftinin en büyük oğlu Brooklyn, Nicola Peltz ile evlendikten sonra bitmek bilmeyen ailevi çatışmalar sonucunda İngiltere'den ayrılarak ABD'ye yerleşmişti. Tıpkı Prens Harry ile Meghan Markle'ın yaşadığı sebep ve sonuç ilişkisi gibi. David Beckham, bu durum nedeniyle çok kızgın ve agresif olduğu İngiliz gazetelerinin manşetlerinden inmiyor. Beckham çifti, Brooklyn'in kendi soyadını bırakıp eşinin soyadını almasıyla başlayan sorunlara en sert cevabı vermek üzere. David Beckham, yaklaşık 600 milyon dolarlık servet için yeni bir adım attı.
Brooklyn artık varis değil.

PARİS'İN IŞIKLARI SÖNÜYOR
FRANSA, Afrika'da büyük bir çözülme yaşıyor. Orta Afrika Cumhuriyeti, Mali, Burkina Faso ve Çad derken şimdi de Nijer ve Senegal Fransa'ya sırtını döndü. Özellikle Nijer'in pozisyonu kritik. Çünkü Fransa'nın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 20'si Nijer'den sağlanan uranyumla karşılanıyor. Ne acı bir ironi ki, Paris sokaklarını aydınlatan enerji, elektriğe hasret kalan Nijer'den geliyor.
Nijer halkının yüzde 79'u elektriksiz bir yaşam sürerken, Paris'in ışıltılı hayatı da artık tehlike altında. Fransa için bu sadece ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik bir yıkım. Paris'in karanlık korkusu işte tam burada başlıyor. Elysee Sarayı'nın ya da Eyfel'in ışıkları, artık o kadar da güçlü yanmıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Afrika için çözüm ararken, hazırlanan raporlar da paniği daha da artırıyor.

CARNE ÇOK KÖTÜ!
3 YILDA, 200 bin şirketin kapandığı Almanya'da, iş dünyasının lokomotifi otomotiv sektörü de çöküşte. Alman lüks otomobil üreticileri ilk çeyrekte yerle bir oldu. Mercedes-Benz yüzde 40.7, Volkswagen Grubu yüzde 37 ve BMW yüzde 25,2 geriledi. Mercedes CEO'su Ola Källenius, BMW CEO'su Oliver Zipse ve Volkswagen CEO'su Thomas Schäfer, önümüzdeki hafta Şansölye Friedrich Merz ile bir toplantı yapacak. 3 CEO da çöküşü durdurmak için destek isteyecek. Ancak otomotiv uzmanları, ÇİN'in farklı markalarla Alman otomotiv sektörünü daha da etkisiz hale getireceğini düşünüyor.

PARANTEZ
Dolar milyarderlerinin yüzde 36'sı, servetini miras yoluyla elde etti. 30 yaş altındaki her milyarderin serveti de aileden miras kaldı.
Dünyanın en zengin 500 iş insanı ise 30 yıl içinde mirasçılarına 5,2 trilyon dolardan fazla para bırakacak.