bir yazıya 312. Madde'den dava açıp, 'bana göre öyle' demek, 'bana emredenlere göre öyle' demenin kibarcasıydı. Aynı günlerde, kendilerine emirler yağdıran ilgisiz mercileri 'bahsi geçen hususta soruşturmaya gerek yoktur' şeklinde tersleyebilenler de vardı, şükür.
28 Şubat'ın civcivli günleri. Yayın yönetmeni olduğum gazetenin sorumlu müdürlüğünü de yürütüyorum.
Birçok can sıkıcı davaya muhatap olup, arada birkaç kere DGM ile merhabalaşmış olsam da, sanki abone olmuş gibi DGM'de her ay en az bir dava ile karşılaşmak, şok edici bir durumdu. Belli ki yukarıdan bir yerlerden talimat gelmişti ve temsil ettiğim gazeteye hiç değilse ayda bir dava açılacaktı DGM'de. Ve anlaşılan dava açılması için uygun yazı olup olmaması da önemli değildi, savcının 'bana göre öyle' cevabı bunu gösteriyordu.
Çünkü ondan bunu isteyenler böyle olmasını istiyorlardı...
Genç kesimden, öğrenmek kastıyla dönemi yaşayanlara soranlar var. Ancak sanırım o günleri yaşamış olanlar arasında kendi kendisine '28 Şubat Süreci tam olarak ne idi?' şeklinde sorular sorup, net bazı cevaplar bulmaya çalışanlar da vardır muhakkak.
Çünkü üzerinden geçen bunca yıla rağmen 28 Şubat'ın tam olarak ne olduğu ile alakalı net cevaplar bulunabilmiş değil. Tabir caizse herkesin kendisine göre bir 28 Şubat'ı var çünkü.
Medya, siyaset, sermaye...
Siyasetin, ekonomik çıkar hesaplarının, ideolojik yaklaşımların, cunta heveslerinin, başkalarına hükmetme arzularının... iç içe geçtiği bir süreçten bahsediyoruz. Süreçle ilgili olarak dışarılardan gelen dayanılmaz talepleri de unutmamak gerek.
Başta terör ve Suriye olmak üzere diğer konular baskın olsa da, 20. yılına doğru yaklaşırken 28 Şubat konusu önümüzdeki günlerde çok konuşulacak herhalde.
Çünkü 28 Şubat'la alakalı olarak çok şey söylenmiş olsa da, söylenecek olanların tamamı bitmiş değil. Ve bahsi geçen süreçle ilgili hesaplaşma da henüz neticelenmedi.
28 Şubat'ın mağdurlarından çoğunun anlattıkları malum.
Ama dönemin güçlüleri yani olup bitenlerin müsebbipleri arasında da söyleyecek çok şeyi olanlar vardır. İster pişmanlık isterse pişkinlikle osun, dönemin güçlülerinin söyleyecekleri şeyler de oldukça önemli.
Bunlardan beklediklerine nail olamayan bazılarının açıklamalarını biliyoruz. Ancak, 28 Şubat Süreci'ni kazançlı bitirenlerin söyleyecekleri, konunun tam olarak anlaşılabilmesini sağlayabilecek tek anahtar.
Üzerinden çok zaman geçtiği doğru. Minareyi çalarken kılıfını ustaca hazırladıklarından kendilerine kolay ulaşılamayacağı da. Ancak, 28 Şubat Süreci'nin memnunlarının açık bıraktıkları bir kapı olmalı muhakkak. Adli mekanizma, paranın takibi, itiraflar, vb. Her nasıl olacaksa, sürecin esas müsebbipleri olan medya, siyaset, STK ve sermaye kesiminin de hatırı sorulmalı...