CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Dananın kuyruğu...

Eklenme Tarihi 21 Ocak 2016
Tabiri caiz midir bilmem ama Suriye konusunda 'dananın kuyruğunun kopacağı' günlere herhalde az kaldı. Bu, normal şartlar altında 2011 Martı'ndan beri yaşanmakta olan iç savaşın bir şekilde sona ermesi ve 400 bine yakın insanın ölümü ve milyonlarcasının da mülteci haline gelmesine sebep olan şartların ortadan kalkması demek. Muhalefeti temsilen hangi grupların katılacağı konusundaki belirsizlikler ve başka bazı sebeplerle ertelenme ihtimali olsa da, Suriye ile ilgili barış görüşmelerinin önümüzdeki pazartesi günü (25 Ocak) Cenevre'de başlaması bekleniyor. Ertelense bile eninde sonunda bir şekilde başlayacak olan görüşmeler sonrası nasıl bir Suriye'ye ulaşılabileceği belirsiz. Çünkü ülke içinden ve dışından müdahil olanların her birinin gönlünde başka bir Suriye yatıyor. Ülkenin geleceği ile ilgili hayallerin ortak tarafı da, bunları kuranların kendi menfaatlerini esas alıyor oluşu. Rusya ülkedeki üslerini düşünecek şüphesiz. ABD, bölge üzerine yaptığı hesaplara ve tabii İsrail'in güvenliğine uygun bir yapılanma derdinde olacak. ABD ve Rusya'nın, ortaklaşa davrandıkları PYD konusunda esasında ne hesapladıkları da ortaya çıkacak bu arada... Avrupa ülkelerinin, kendilerini rahatsız edecek mülteci akınını durduracak bir çözümü önceleyeceklerine kesin gözüyle bakabiliriz. Ama bu arada mümkünse geleceğe yönelik hesaplarına uygun düşen bir Suriye isteyeceklerdir. İran, Akdeniz'e doğru uzanacak Şii kuşağının ete kemiğe büründüğünü görme derdinde olacağı için, Esad yönetiminde üniter bir Suriye olmayacaksa şayet -ki olmayacaktır-, Lazkiye'de bir Nusayri devletçiğine razı olacaktır...

Kimden yanalar?..

Cenevre'de başlayacak olan görüşmeler, görünürde insanı sebeplerle Suriye meselesine karışanların, dertlerinin aslında ne olduğu konusunda ciddi fikirler vereceği için, gelişmeleri izlemek oldukça ibretli olacak. Rusya'nın, İran'ın, ABD'nin, Avrupa ülkelerinin... aslında insanı sebeplerle Suriye halkı için mi, yoksa kendi menfaatleri için mi koşturdukları ortaya çıkacak çünkü. İşin özeti şu: Şu anda çeşitli şekillerde konu ile ilgilenen devletlerden hiçbirisi kendi ayakları üzerinde durup, kendi kararlarını kendisi alabilecek bir Suriye'den yana değiller ve belki de en çok korktukları husus böyle bir ihtimalin gerçekleşebilecek olması ... Türkiye'nin üniter yapısını muhafaza eden ve ülkede yaşayan herkesi temsil edecek şekilde yönetilecek bir Suriye istediğini, biliyoruz. Gerek ülkemizin sahip olduğu insani bakış açısı ve gerekse sahip olduğumuz uzun sınır, Türkiye açısından üniter ve aklı başında insanlar tarafından yönetilen bir Suriye'yi gerekli kılıyor... Görüşmeler başladıktan sonra belki de en çok ibret alacağımız konu, ülkemizde bulunan bazı kesimlerin gelişmelere verecekleri tepki olacak. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve mevcut iktidara karşı oldukları için, her konuda Türkiye'nin tezlerine karşı çıkan ve ülkemizi sıkıntıya sokacağına inandıkları her olayın destekçisi olanların, Suriye görüşmeleri sırasında hangi ülkelerin tezlerinin ardına takılacakları, önemli. Çünkü birilerinin gerçekte kimden ya da kimlerden yana oldukları, ayan beyan belli olacak böylelikle...