CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

At izi it izine karışmış...

Eklenme Tarihi 11 Aralık 2015
Tam da 'at izi itine karışmış' denilebilecek bir durum. Hatta belki daha da fazlası. Çünkü Suriye'deki tablonun senarist ve aktörleri, yaptıklarını ne istediklerinin farkında olarak yapıyor olsalar da; dışarıdan bakanların kimin ne yapmak istediğini anlayabilmesi kolay değil. ABD, Rusya, İngiltere, Almanya, Fransa, Çin, İran ve daha birçok ülke Suriye üzerinde oynanan oyunlarda taraf durumdalar. Sadece taraf olmakla kalsalar iyi, sahada müdahil durumdalar. Bütün bu ülkeler terörle mücadele için buralarda bulunduklarını söylüyorlar. Ortak düşman DAEŞ ve anlatılanlara göre de bölgedeki ülkelerin her birisi bu örgütle savaşan uluslararası büyük koalisyonun üyeleri.
Mevcut durumlarından hareketle, ABD ve Rusya'nın aslında birbirleri aleyhine adımlar attıklarını söyleyebiliriz rahatlıkla. Ama bu iki ülkenin de aynı hedefler için çalıştıklarını düşünmemiz isteniyor.
Bütün ülkeler, güya aynı sebeple bölgede bulunuyor ve hepsi de aynı hedefe yönelik olarak iş yaptıklarını söylüyorlar. Ruslar DAEŞ diye Suriyeli Muhalifleri ve bu arada Türkmenleri vurmakla meşgul. ABD'nin tam olarak ne yaptığı belli değil. Yani DAEŞ'le mi savaşıyor yoksa PYD'nin meşruiyet kazanması için atraksiyonlar mı yapıyor, anlaması güç.
İran, Suriye meselesinin barışçıl çözümü konusunda üzerine düşeni yapmak yerine, halkıyla arasında ciddi bir kan uyuşmazlığı olan Esad'ın hükümranlığının devam etmesi yönünde tercihini kullanmıştı. Şimdilerde ise bölgeyi ciddi mezhep kavgalarına sürükleyebilecek adımlar atmakla meşgul. İran, Suriye'de sancısız bir değişime katkıda bulunabilir, bu şekilde stratejik çıkarlarını sağlama aldığı gibi, ülkede yaşayan milyonların da minnettarlığını kazanabilirdi oysa. Bunu yapmak yerine, aralarında mezhebi yakınlık olan Esad'ın diktatörlüğe devam etmesine yardım etmeyi seçti. Ve şimdi mülteci konumundaki milyonların ve hayatını kaybetmiş 400 bine yakın insanın lanetiyle anılır bir ülke konumunda.
Hülasa: At izi, it izi birbirine karışmış durumda. Açık olan, hiç birisinin niyeti de iyi değil...
Bari gölge etmeseler...
Niyetimiz, Suriye'de yaşananların çok sayıda tarafı olduğuna ve bu ülkelerin medyalarının, aydınlarının ve ülkelerindeki muhalif siyasi partilerin desteğini arkalarında hissederek faaliyet yaptıklarına dikkat çekmek.
Bölgede olup bitenler konusunda çıkara dayalı hesaplar yapmayan tek ülke; derdi bölgeye dışarıdan yapılan müdahalelerin durması olan Türkiye.
Ancak, bütün bu hengamede her açıdan ciddi faturalar ödemek durumunda kalan ülke de yine Türkiye. Çünkü sıkıntı hemen yanıbaşımızda ve istesek de istemesek de, etkilerine maruz kalıyoruz.
Sıkıntılı bir şekilde devan eden sürecin başarılı bir şekilde yönetilmesi için aydınların, medyanın ve siyasilerin, tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi idarecilerimize destek olmaları beklenir.
Ancak durum şu ki, bahsi geçenlerin önemlice bir kısmı, Suriye meselesi ile ilgili olarak, kimden yana oldukları sorgulanacak şekilde davranıyor ve bırakın fayda sağlamayı, sürekli olarak gölge etmeye de çalışıyorlar...