Koç Holding'in patronu Rahmi Koç'un 'Türkiye 50 milyonda kalsaydı, çok daha zengin olurduk' şeklindeki sözü de aynı hesap.
Türkiye 78 milyon olduğuna, yani 50 milyonda kalmadığına göre, "50 milyonda kalsaydı zengin olurduk" sözünün anlamı yok.
Kaldı ki, Türkiye nüfus olarak 50 milyonda kalıp, çok daha sıkıntılı bir halde de olabilirdi. Çünkü nüfus azlığının zenginlik, nüfus çokluğunun fakirlik demek olmadığına dair yeteri kadar örnek var.
O zaman mesela komşumuz Yunanistan'ın, iflasını ilan etmiş bir ülke olmak yerine zengin bir ülke olması gerekirdi şimdi. Yine aynı hesap üzerinden gidersek, Çin ve Hindistan'ın dünyanın en önemli ülkeleri durumuna yükseliyor olmalarını izah edemeyiz.
Daha çok tüketime yönelik ürünler üreten bir sanayi grubu patronunun, 'nüfusumuz daha az olsaydı...' şeklinde başlayan sözler etmesi garip.
Ancak belli ki Rahmi Koç, aile planlaması adı altında gerçekleştirilen nüfus planlaması (azaltılması) çalışmalarının hakikaten gerekli olduğuna inandırılmış. Kimin için gerekli olduğu ise oldukça önemli ve ayrı bir konu.
Yani Rahmi Koç'un bu sözleri, başını kendisi ve grubu ile bağlantılı vakıfların çektiği aile ve nüfus planlaması çalışmalarının başarıya ulaşamamış olması ile ilgili bir hayal kırıklığını yansıtıyor esas olarak.
Rahmi Koç, Avrupa ülkelerinin nüfus planlaması furyasının kendilerine neler kaybettirdiğini hesaplamaya çalıştıklarının farkında mıdır, bilinmez. Ancak, Avrupalılar çocuk sevgisinden uzaklaştırılan toplumu bir daha o sevgi ile buluşturabilmenin imkansızlığının farkındalar artık.
Aile planlaması adı altında ülkelerinin başına açtıkları sıkıntılardan dönüş için yaptıkları çalışmaların da herhangi bir faydası yok. Gittikçe yaşlanan ve artık gençleşme imkanı kalmayan bir nüfus, Avrupa ülkelerinin çoğunun korkulu rüyası. Sosyal sistemin çökme tehlikesi, emeklilerin gittikçe topluma daha ciddi bir yük haline gelmesi, her sene dışarıdan göçmen kabul etme zarureti işin gereklerinden. Avrupa ülkelerinin birçoğu, yakın bir gelecekte ülkelerinin kendilerinden olmayanların yönetimine geçeceği gerçeğine alışmaya çalışıyorlar.
Neden sanayileşemedik?..
Rahmi Koç, nüfus meselesini öne çıkarıp "Aslında daha az olsaydık zengin olurduk" türünden sözler edeceğine, Türkiye'nin sanayileşme yolculuğunun neden olması gerektiği gibi sürdürülemediği hususunda bilgiler verse belki daha faydalı olurdu.
Sanayileşebilmek için kıvranan genç Cumhuriyet'e, sürekli olarak patates ya da şeftali üretme tavsiyesinde bulunanların derdinin ne olduğunu en iyi Rahmi Koç anlatabilir çünkü.
Böylelikle bizler de gelişmemize yönelik adımlarımıza kimlerin mani olmaya çalıştıkları ve bunu nasıl gerçekleştirdikleri konusunda bilgi sahibi olur, bundan sonraki hesaplarımızı da buna göre yapardık hiç değilse.
50 milyonda kalsaydık zengin olamazdık ama, gerçekten sanayileşse idik olabilirdik...