O kadar çok özel gün ve hafta var ki, çoğunu bilmediğimiz gibi, önemli gördüğümüz bazılarını da ancak bir vesile ile hatırlayabiliyoruz.
Haziran 2001'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda kabul edilmesi sonrası her yıl 20 Haziran'da kutlanan 'Dünya Mülteciler Günü' (World Refugee Day) diye de bir gün varmış ve amacı da, mültecilerin durumunu insanlara anlatabilmek imiş...
Mültecilik ve mültecilerin olmaması, yani mültecileri ortaya çıkaran şartların ortadan kaldırılması için çalışması gereken Birleşmiş Milletler, belli ki mülteciliği önleyemediği ya da aslında önlemeye yanaşmadığı için, artık her neye yarayacaksa, onlara bir gün tahsis etmiş...
Oysa teorik olarak "Dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan", uluslararası bir örgüt Birleşmiş Milletler. Ve amacı da "tüm ülkelere adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği sağlamak". Birleşmiş Milletler'in hiçbir konuda üzerine düşeni yapmadığı/yapamadığı malum. Üzerine düşeni yapamadığı için de, havale edebileceği birer komiserlik kurup meseleleri onlara yönlendiriyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği de bu tür kuruluşlardan birisi belli ki. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin öncelikli görevlerinden birisi, Türkiye gibi durumdan vazife çıkarıp insani krizlerin çözümü için harekete geçen ülkeleri ziyaret edip, tebrik ve teşekkür etmek. Tabii buna ek olarak; her yıl Mülteciler Günü'nde basın açıklaması yaparak, mülteci sayısındaki önlenemeyen artış ve yardımların yeterli olmayışından yakınmak. BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres'in 20 Haziran'da Türkiye'de iken yaptığı yazılı açıklamaya bakılırsa, mültecilerle ilgili durum hakikaten vahim.
Mültecilerin sayısının gittikçe arttığını ve bunu durdurabilmek için kimsenin ve bu arada BM'nin de pek bir şey yapamadığını vurguluyor Guterres.
20 milyon mültecinin yarısı çocuk
Dünyada yaklaşık 60 milyon insan çatışma ve zulüm sebebiyle yurtlarından yuvalarından uzaklaştırılmış haldeymiş.
Bunların 20 milyonu mülteci ve bunun yarısından fazlası da çocuk.
Durumun vahameti bundan ibaret de değil. 2014'te sığınmacı ya da ülkeleri içinde yerlerinden edilen kişi sayısı günlük 42 bin 500'e yükselmiş. Yani her gün bu kadar kişi, yurdunu yuvasını terk etmeye zorlanıyor. 4 yıl öncesine nazaran da bu 4 misli artmış durumda. Guterres'in sözlerinin devamında ifade etmeye çalıştığı şu: "Yapanın yanına kar kaldığı ve güya yanlışlıklarla uğraşması gereken BM'nin fonksiyonlarını yerine getiremediği bir ortamda yaşıyoruz. Yayılmakta olan küresel şiddet, uluslararası sistemin temellerini tehdit eder hale gelmiştir!" Bırakın savaşları ve çatışmaları önleyebilmeyi, yaralarını sarabilmekten bile aciz bir BM var ortada. Yapmaya çalıştığı tek şey ise, 5 ülkenin dünyanın bütün ülkelerinden daha önemli olduğuna herkesi inandırmaya çalışmak!..