CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

'Ben oynamıyorum' yok!..

Eklenme Tarihi 16 Haziran 2015
İsmi lazım değil, 80'lerin sonunda yapılan mahalli seçimlerde büyükşehirlerden birisinin belediye başkanlığını kazanan bir zat, genel başkanına şunları söyler: "Sayın genel başkanım, nasıl olsa kazanma riski yok diyordunuz. Ama kazandık, ne yapacağız şimdi?.." Bu içeriden alınmış bir bilgiydi ve sonradan yaşananlara bakılırsa doğruydu.
Kazanma riski olmadığını düşünerek seçime giren o adayın ve partisinin, şehrin ihtiyaçlarına yönelik herhangi bir plan ve projeleri yoktu. Ve hasbelkader şehrin başına gelen o kişinin yönetimi ile alakalı söylenebilecek tek şey de şu idi: "Bundan daha kötüsü gelmemişti ve gelemez!" 7 Haziran seçim sonuçlarına benzer bir tepki gösteren var mıdır, bilinmez.
Ancak hükümet kurmaya yönelik hazırlıkların alttan alta sürdürüldüğü bu günlerde, bazılarının muhalefette kalma arzularının baskın olması, akla böyle bir ihtimali getirmiyor değil.
Seçim kampanyaları sırasında üst perdeden vaatlerde bulunup, hükümet kurma günleri yaklaştıkça, 'biz muhalefette kalsak iyi olur' tavrının başka türlü izahı yok.
Seçime giren hiçbir parti, 'ey seçmen bana oy ver, muhalefet yapayım' demedi ve zaten böyle bir şey demenin anlamı da yoktur.
Tek başına iktidar ümitleri olmasa bile bütün partiler iktidara tek başına gelebilecekmiş gibi yürüttüler kampanyalarını.

TEKRAR SEÇİM!

Tablonun elverdiği ölçüde iktidara ortak olabilmek ve tabii ki halka vaat ettiklerini gerçekleştirebilmek için gayret etmek de en tabii görevleri. Türkiye sadece bizden ibaret değil... Tek başına iktidar olabilme şansını kaybetmiş olsa da, Türkiye'nin ihtiyaçlarının farkında olan AK Parti, belli ki bütün hükümet alternatiflerini sonuna kadar zorlayacak. Çünkü yürüyüşün devam etmesi ve ülkeyi geliştirecek projelerin akim kalmaması gerek.
Meşhur meselde olduğu gibi; AK Parti kadroları, memleketin kendilerine ait olduğuna; dolayısıyla kesinlikle bölünmemesi ve gelişmesinin de sürmesi gerektiğine inanıyorlar.
Bunun için de, kendileri açısından en uygun alternatiften başlayarak, hükümet kurma çalışmalarını yürütecekler belli ki. Ve tabii hükümet kurma süreci içerisinde nelerin olmadığını ve niçin olamadığını da insanımızla açık bir şekilde paylaşmak kararlılığında oldukları da anlaşılıyor.
Muhalefet partilerini seçim kampanyaları sırasında değişik şekillerde destekleyen dış ve iç bazı mihrakları, hesaplarını yeniden yapmaya itecek durum da tam burada ortaya çıkıyor. Çünkü seçimin ortaya koyduğu tablo, elini taşın altına koymaktan kaçınanların, halk nezdinde sıkıntılı duruma düşeceklerini ihtar ediyor.
Hiçbir partinin, 'bana ne, ben oynamıyorum' deme lüksü yok şimdi. Kısa sürede hükümet kurulamaması durumunda 'erken' değil ama 'tekrar seçim' gündemde. Böyle bir şey olursa, seçmenin karşısına çıkacak partilere 'iyi de, mevcut tabloda üzerine düşeni niçin yapmadın?' diye soracağı muhakkak.
Seçim sonuçlarının üzdüğü ve tedirgin ettiği kesimlerin nefeslerini tutarak bekledikleri süreç; umulur ki, Cenab-ı Hakk'ın memleketimize ve insanına olan lütuflarının devam ettiğini müjdeleyecek bir şekilde neticelenir, inşaallah.
Çünkü Türkiye sadece Türkiye'den ibaret değil!..