NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak'ın, açılışdaki 'On yıllardır süren sömürgeci işgalin 7 Ekim sonrası vardığı boyut, mevcut uluslararası sistemin meşruiyetine yönelik derin bir sorgulamayı beraberinde getirmiştir' vurgusu, konunun bam teli.
Gazze'de herkesin gözleri önünde işlenen bir soykırımı, 'katillerin var olma hakkı' bahanesi ile izah etmeye cüret eden insanımsı varlıklar sebebiyle başlayan sorgulamanın dalga dalga yayılması bunun ispatı.
Küresel krizlerin kökenlerini ve sömürgecilik mirasının masaya yatırıldığı Forum'da konuşulanlar, önümüzdeki günlerde sıklıkla gündeme gelecektir.
Biz, Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin'in sosyal medyadaki bir kısa videoda yer alan ve neler yaşadığımızı fark edebilmek için çok çabalamamız gerektiğini işaret eden sözleri ile devam edelim.
Bakan Tekin, 'Müfredatımızdan 'Haçlı Seferleri' kavramını kaldırdık', 'Haçlı Saldırıları' kavramını kullanıyoruz, diyor ve devam ediyor:
'Çünkü burada söz konusu olan bir sefer değil, bir saldırıdır.'. 'Orta Asya' yerine tarihi karşılığı olan 'Türkistan' ifadesini esas aldıklarını belirten Yusuf Tekin, 'Ege Denizi' yerine de 'Adalar Denizi' ifadesinin tercih edildiğini söylüyor.
'Coğrafi Keşiflerin Başlaması' denilen sürecin aslında 'Sömürgeciliğin Başlaması' olduğunu vurguladıktan sonra da 'çok masum gibi gözüken' bu türden kavramların millet olma bilincimizi doğrudan etkileyebildiğini belirtiyor.
Sefer kavramı, 'fetih' ve ardından 'insanların barış içerisinde bir arada yaşamalarını' çağrıştırıyor. Yağmalayıp yok etmeyi amaçlayan ve Hıristiyanların da ciddi zararlarına maruz kaldıkları Haçlı saldırılarına sefer demekle, onları masumlaştırıyoruz.
Neden öyle dediğimizi pek düşünmeden 'Orta Asya' tabirini de kullanıyoruz. Tıpkı 'Orta Doğu' gibi.
Ecdadın 'Adalar Denizi' dediği sahaya 'Ege Denizi' demenin de her şey bir yana Yunan tezlerini desteklemek gibi ciddi bir mahzuru var, mesela. Coğrafi Keşifler derken ne kadar da insani geliyor. İnsanlığın baş belası sömürgeciliğin başlaması kastediliyor oysa.
Bakan Tekin'in anlattıkları durumumuzla ilgili yeterli bir fikir veriyor.
Müfredatta yapılan değişikliklerle ilgili -muhtemelen dışarıyla paralel bir şekilde-, içeriden yükselen itirazlar ise yapılanın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor...